30 Kasım 2025 Pazar

TÜRKİYE NE YAPMALI?

 



BÜYÜK ORTADOĞU  PROJESİ BOP İLERİ AŞAMAYA GELDİ; TÜRKİYE NE YAPMALI -4-

1-TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü; VEFATININ 87.YIL DÖNÜMÜNDE, RAHMETLE VE MİNNETLE ANIYORUZ
VE BU VESİLE İLE BAZI HUSUSLARA VURGU YAPMAK

            Gazete manşetleri

1/1)11Kasım 2025 Salı SÖZCÜ

 


BU TOPRAKLARI BİZE VATAN YAPAN ATAMIZIN İZİNDE İLERLEME
DURDURULAMAZ

Saat 9’u 5 geçe milletçe tek yürek olduk. ATATÜRK’ü minnetle andık. Gençler, Atam izindeyiz diye haykırdı.

BİTMEYEN EKONOMİK KRİZ, YOKSULLUK , İŞSİZLİK, GELECEK KAYGISI, CUMHURİYET DEĞERLERİNİN AŞINDIRILMASI, EĞİTİMİN SORUN YUMAĞINA DÖNMESİ VE YARGIYA GÜVENİN SARSILMASI, ATATÜRK’ÜN BÜYÜKLÜĞÜNÜ, MİLYONLARA YAŞAYARAK ÖĞRETTİ

            İzmir Bayraklıda ki Halide Edip Adıvar Anadolu Lisesi’ndeki öğrenciler, kapıları açtı. Andımızı okudu.

Batman’da öğrenciler, Ulu önde için, saygı duruşunda bulundu.

 Malatya Lisesi’nde, öğretmenler, öğrenciler, veliler; 10 Kasım tatille, kilitle engellenemez

GENÇLER KİLİDİ KIRDI

Bu yılki anmada farklılık vardı. Velilerle öğrenciler, tatil edilen okullara akın ettiler. Kilitleri kırıp, ATATÜRK’e bağlılığını haykırdı.

Bir millet vefatının 87.yılında, Ulu Önderini andı. Edirne’den Ağrı’ya tüm yurtta, sokaktan fabrikaya her yerde, 9’u 5 geçe, milyonlarca kalp, Ata’sı için attı. Anıtkabir’de resmi tören yapıldı. Ardından 7’den 70’e halk, bağlılığını sunmak  için, ölümsüz liderine koştu.

            MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in talimatı ile okul kapılarının kapatılmasına ise, tepki yağdı. İzmir’den Malatya’ya, bir çok ilde, öğrenciler okullara gitti. Kilitleri kırıp, tören yaptı. ATATÜRK’ü bize unutturmaya, kimsenin gücü yetmez, diye; kararlılıklarını dile getirdi.

MUSTAFA KEMAL’E HAKARET EDİLMESİNE KARŞIYIZ

ERDOĞAN, Atatürk Dil Tarih Yüksek Kurumu’ndaki törende, konuştu. Atatürk maskesiyle millete düşmanlık edenlere nasıl karşıysak; istiklal harbimizi zafere ulaştıran, Gazi Mustafa Kemal’e hakaret edenlere de karşıyız, dedi

            AKP İSTANBUL’da, ATATÜRK ANITINA, çelenk koymadı

TAKSİM Anıtı’ndaki anmaya, bütün partiler katılıp, çelenk koydu. Anons yapılmasına karşın, AKP’nin çelenk bırakmaması tepki çekti.

            Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatının 87.yıl dönümü vesilesi ile SÖZCÜ’de yer alan haberlerden hareketle;

KISSADAN HİSSE İLE ŞUNLARI SÖYLEYEBİLİRİZ

            1)Günümüzde Adalet ve Kalkınma Partisi AKP’nin Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı da olan Sayın ERDĞAN ile önemli görevlere getirdiği kişilerin;

Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı oluşu, yeni bir durum değil ki!...

BU GİBİ manzaraları, ATATÜRK ve Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığını;

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu3 Kasım 2002’den bu yana, 23 yılı aşan bir iktidar döneminde, yaşayarak, değişik şekillerde görüyoruz zaten! Buna da şaşırmamak lazım

            2)BÖLÜNMÜŞ-PARÇALANMIŞ ORTADOĞU HARİTASI’ından da görüldüğü ve anlaşılacağı üzere;

Amerika Birleşik Devletleri ABD, Ortadoğu Ülkelerini, kendi amaçları doğrultusunda bölüp-parçalamak istediğinden;

Kullanabileceği birini ararken!;

Sayın ERDOĞAN, Siyasette yükselmeyi kafasına koymuş olmalı ki; kendisi Amerikalıları arayıp buluyor. AKP ve Sayın ERDOĞAN’ın iktidar yolculuğu ve macerası da böylece başlamış oluyor.. Bu gibi konulara çok değindim ve değiniyorum da zaten!

            3)Şimdi geliyorum Devlet BAHÇELİ-Sayın ERDOĞAN ve Amerika arasındaki ilişkilere:

Temeli Türk Milliyetçiliğine dayalı MHP’nin Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ ile Sayın ERDOĞAN’ın birbirinden hazzetmediklerini; geçmişte birbirlerine ağza alınmayacak sözler sarf ettiklerini biliyoruz ama;

Türkiye’nin ihtiyacı ve Halkımızın da talebi olmayan, Tek Kişinin egemenliğine dayalı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine öncülük eden, 2,5 Milyon mühürsüz oyun kabul edilmesi sonucunda,16 Nisan 2017 Referandumu ile;

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinden uzaklaşmasının önünü açmasına, ne diyeceğiz?

BU SİSTEM sayesinde, günümüz Türkiye’sinde kuru bir ekmeğe bile muhtaç hale gelen, çok sayıda insan var. Türkiye ekonomik açıdan da iflasın eşiğine geldi.

            DOLAYISIYLA,MHP Lideri Devlet BAHÇELİ’nin öncülüğünü ve de bekçiliğini yaptığı, tek Kişinin egemen olduğu şimdiki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi;

Temeli Türk Milliyetçiliği ile de çelişen, bir durum. Ve bütün bunları;

BOP kapsamında Amerika tarafından, Türkiye’nin başına geçirilmiş bir çuval olarak görmek ve anlamak gerekiyor

BU SİSTEM, günümüzde ekonomik sorunlar dahil, Türkiye’yi zayıflatmak, güçsüz düşürmek için, Amerika tarafından önerildiği anlaşılıyor.

 Bu nedenle günümüzde, kime güvenip, kime inanacağız? sorusunu sormamız gerekiyor.

EĞER yakın bir zamanda bir erken seçimle, Kuvvetler Ayrılığına dayalı, Eski Parlamenter Sisteme geri dönülmez se!;

TÜRKİYE’yi, daha büyük sorunların beklediğini, şimdiden söyleyebiliriz

2/1)19 Kasım 2025 Çarşamba SÖZCÜ

 


Komisyon gitmezse, İMRALI’ya ben giderim

SALIN GİTSİN

MHP lideri, komisyon gitmezse; İMRALI’ya gitmekten imtina etmem dedi

İYİ Parti’den iki kelimelik, böyle bir tepki geldi. YRP’de hayırlı yolculuklar, diledi

DEVLET BAHÇELİ,MHP grup toplantısında, İmralı’yı ziyaret tartışmasına , noktayı koydu.

Kimse ziyarete yanaşmazsa; herkes 3maymunu oynamakta ısrar ederse, alırım yanıma 3 arkadaşımı; kendi imkânlarımla İmralı’ya gitmekten, bir masa etrafında, yüz yüze gelmekten, imtina etmem, dedi.

İTİRAZ EDEN ÖNERİ SUNSUN

MHP lideri, terörsüz Türkiye hedefinin, neresi kötü? diye sordu. Sürece karşı çıkanları; sipariç milliyetçilikle suçladı. Bu açıklamaya, İYİ PARTİ liderinden iki kelimelik tepki geldi. Dervişoğlu, Salın Gitsin dedi. YRP lideri Erbakan’ da KENDİSİNE ve heyetine iyi yolculuklar, dileğinde bulundu.

            Bu gazetede haber değeri olan, diğer birkaç önemli konulardan bazıları da şunlar:

İŞTE AKBELEN’İN SON HALİ: ne kömür var, ne de zeytin. Zeytinlikleri madene açan yasa çıkınca, LİMAK ve İC, ağaç sökmeye başladı.15 Eylül’den bu yana, kepçeler durmadı. Akbelen talan edildi.

KÖYLÜLER; uzmanların burada kömür çıkmaz uyarısını dinlemediler.Burada hem kömür bulamadılar. Hem yeşili, hem toprağı zehirlediler. toprağı zehirlediler, diye isyan etti

SİYASET HAYATIMIZI İŞGAL EDİNCE, OCAKLARDAKİ YANGIN BÜYÜDÜ

9,3 Milyon kişi daha, icra kıskacına düştü. icra dairelerine,10 aya 9 milyon 342 bin, yeni dosya geldi. Toplam msayı,25 milyona çıktı. Uzmanlar; orta gelirlilerde, sefalet sarmalında.

ÇALIŞMAYA HAZIR,11 MİLYON İŞSİZ VAR

TÜİK, 3’üncü çeyrek, iş gücü istatistiklerini açıkladı. Geniş tanımla işsiz sayısı 11 milyon 705 bin kişiye ulaştı gücü istatistik bilgilerini açıkladı.

18 Kasım 2025 Salı MHP lideri Devlet BAHÇELİ’nin TBMM’de yaptığı Grup konuşması

4) MHP LİDERTİ DEVLET BAHÇELİ’NİN,18 KASIM 2025 SALI GÜNÜ, TBMM GRUP  KONUŞMASINDA;
TERÖRİST BAŞI ABDULLAH ÖCALAN AÇILIMI; GÜNÜMÜZ TÜRKİYE SİYASETİNDE BİR KIRILMA NOKTASIDIR

3/1)22 Kasım 2025 Cumartesi CUMHURİYET

 


AKP ve MHP, oylama konusunda ayrıştı. CHP, kapalı oturuma katılmadı, evet oyu çıktı.

CHP, TABANIN SESİNİ DİNLEDİ

ZİYARET TAİHİ NET DEĞİL. Komisyon üyesi milletvekillerinin, terör örgütü elebaşısı Öcalan’ı, İmralı’da ziyaret etmesinin oylandığı toplantı da AKP, MHP, DEM PARTİ,TİP, EMEP, evet.DSP, HÜDAPAR, Demokrat Parti, hayır oyu verdi.

Yeni Yol Grubu ise, çekimser kaldı. İmralı’ya gitme kararı alan komisyonun ziyaret tarihi,

daha sonra belirlenecek.

            MİLLET RIZA GÖSTERMİYOR.CHP, İmralı heyetine milletvekili vermeyi, reddederek, toplantıyı terk etti. İktidarın kayyum ve CHP’li belediyelere yönelik baskılarına, işaret eden Murat EMİR;

Milletimiz, bu ziyarete rıza göstermiyor dedi. Belediye meclislerine seçildiği için, Kürt vatandaşlarının, ceza evine atıldığını hatırlatan EMİR, komisyonda kalmaya devam edeceklerini belirtti.

            CHP’NİN HEYET KARARI: CHP, TBMM adına, İmralı’ya gidilmesine yönelik tartışmayı, sağlıklı zeminde yürütebilmek için; verilere ihtiyaç duydu. Anketler ve araştırmalar yapıldı CHP seçmeninin, istemediği bir davranış ve çelişkiye düşmedi ANKARA YANIYOR. Öcalan söylemek istediklerini, Devlet görevlilerine ve DEM heyetine aktarıyor. Niye kendisinin ısrarla ziyaret edilmesini istiyor? Demek ki toplumun karşı geleceği, bir şey pişiriyor.

            Umutların heba edilmesine izin verilmeyeceğini söyleyen Özgür ÖZEL:                     

KARA DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ DEDİ

CHP’nin lideri Özgür ÖZEL; güçlü yurttaş, güvenli gelecek, kazanan Türkiye sloganıyla, yeni parti programını açıkladı. Çalınmayan bir kapının bırakılmayacağı bir süreci başlatıyoruz diyen ÖZEL, iktidara yüklenerek;

Bir avuç insanın zenginleştiği bu kara düzeni, ters yüz edeceğiz, vaadinde bulundu

TÜKETİCİLER HEM PAHALI, HEM DENETİMSİZ GIDALARA ÇARE ARAYIŞINDA. YURTTAŞ UZMANA DÖNDÜ

ŞEHİR HASTANELERİ: Günlük gideri,375 milyon. Sağlık Bakanlığı bütçesinin %10’unun,şehir hastanelerine ayrılmasına, muhalefetten tepki geldi. Bütçe görüşmelerinde söz alan muhalefet temsilcileri; şehir hastanelerinin günlük maliyetinin,373 milyon olduğunu belirterek;

BU SENE,3milyar 250 milyon dolar verileceğini söyledi. Soygun düzeni, bu dedi

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDERKEN, Genel Sağlık İş Sendikası TBMM önünde eylem yaptı yaptı. Sendika Genel Başkanı Derya UĞUR, yandaş patronlara kaynak aktarmaktan vazgeçilip, kamucu sağlık politikaları benimsenmelidir, ifadesini kullandı. CHP’li Ali Karaoba ise, komisyona, sağlıkta yaşanan sorunların yazılı olduğu, önlükle geldi

ARTAN GIDA ZEHİRLENMELERİ VE TAKLİT ÜRÜNLERDEKİ ARTIŞ,

iktidarın gündemine girmeyince;

Tüketiciler, yönünü, uzmanların uyarılarına çevirdi. Koku ve tat ta, farklı bir şey hissettiğiniz bir ürünü, tüketmeyin uzmanlar;

Kayıt dışı yerlerin değil; denetlenebilir market ve restoranların, tercih edilmesini istedi

DEVAM EDİYORUZ

4/1) 25 Kasım 2025 Salı SÖZCÜ



Türkiye’nin 41 yıllık terörle mücadelesinde, tarihi bir kırılma yaşandı.

MECLİS APO’YA GİTTİ..SIRA BUNLARA GELDİ

AKP’li Hüseyin Yayman, MHP’li Fethi Yıldız ve DEM’li Gülistan Koçyiğit, İMRALI’da Abdullah Öcalan ile, 3 saat görüştü.

İmralı sakiniyle sekreteryasının, umut hakkı formülüyle, ev hapsine çıkarılması için, zemin oluşturulacak

PKK’nın Suriye uzantısı, terör örgütü tanımından, çıkarılacak. Bölge için, siyasi muhatap sayılacak

Anayasadaki, Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes, Türk’tür tanımı tartışmaya açılacak

DEM desteğiyle, ERDOĞAN’a 3.kez, seçilme hakkının; 40+1’e indirilmesinin, yolu açılacak

DAĞDAKİLERİN, topluma kazandırma denilerek, hapistekilerin ise; ceza indirimi ile, affı gündeme gelecek

SÜRECİN, bir aşamasını da, Kandil’deki terör baronlarının, Norveç ve İsveç gibi ülkelere yerleştirilmesi oluşturacak

ATILACAK HER ADIMDA, ALYA’NIN SÖZLERİNİ HATIRLAYIN

YENİ açılım sürecinde, başta İmralı ziyareti olmak üzere, atılan adımlar tartışılırken;

SOSYAL medyada, şehitlerimizin manevi hatıralarının incitilmemesi talebi, yükseldi

BU FERYADIN, duyulması içinde;

Şehit Kızı ALYA’nın fotoğrafı, binlerce kez, paylaşıldı

            ALYA, cenazede, fotoğrafı yakasına iliştirilirken; iğne babaya batmasın diyerek; yürekleri dağlattı.

BU SÖZ, vicdanlarda yer etti. Hep teröristler talebi yükseldi. Hep teröristler lehine düzenlemeler konuşulurken; iğne şehit ailelerine, batırılmasın, çağrısı yapıldı

KISSADAN HİSSE İLE YORUMLARA DEVASM EDİYORUZ

 5)MHP Lideri Devlet BAHÇELİ’nin PKK’nın Elebaşı Abdullah ÖCALAN için söyledikleri, çok manidar bir durum

BURADA, öncelikle şu hususa vurgu yapmamız gerekiyor. Bir kere Abdullah ÖCALAN ve PKK’lı teröristlerin büyük bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Abdullah ÖCALAN; Amerika tarafından kurulup, desteklenen PKK Terör Örgütünün lideri. Neticede Abdullah ÖCALAN ve PKK’lı diğer arkadaşlarının işledikleri ve işlemeye devam ettikleri suç;

Vatana ihanet suçudur. Bununda cezası bellidir

Amerika’nın da kışkırtması ile mensubu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için, terör faaliyetlerine girişmiş;

NETİCEDETürkiye Cumhuriyeti’nin güvenlik güçleri Asker, Polis ve sivil vatandaşlarımızdan, 54 000 kişinin hayatını kaybetmesinden sorumlu bir kişi sıfatıyla, idam cezası verilmişken;

UGANDA’da yakalandıktan sonra, ECEVİT döneminde, idam edilmemek kaydıyla, Amerika tarafından, Türkiye’ye teslim edildiğinden olmalı ki;

İdam cezası, müebbet hapse çevriliyor. Günümüzde BOP ve BOP Eş Başkanlığı’nın, ileri aşamaya geldiğinden olmalı ki;

BU DEFASINDA, Abdullah ÖCALAN’ın kullanılması zamanı gelmiş olmalı ki!..                          

İŞİN UCU, TBMM’de kapalı oturuma kadar gitti. Sonuçta Meclis’te kapalı oturum da yapıldı. Bu vesile ile Oturuma katılan siyasi Partiler ve Milletvekillerinin de, rengini görmüş ve anlamış olduk

BURADA, bu işin bir parçası olan, Milletvekillerinin Anayasa ve Yasalara bağlı kalacakları yönündeki yemine de aykırı,  bir iştir. Bu noktada Suç ve Suçlu kapsamının genişlediğini görüyoruz

KİMSENİN, beklemediği bir anda, Devlet BAHÇELİ’nin, Abdullah ÖCALAN, gelsin Meclis’te DEM Parti Grup toplantısında konuşsun İLE BAŞLAYAN, siyası hamlesinin;

18 Kasım 2025 Salı günkü Grup toplantısında, daha ileri bir aşamaya gelmesine de öncülük etti. Bu gibi gelişmelerin tesadüfi olmadığını, bir amaca yönelik olduğunu da herkes bilsin ve anlasın

 Abdullah ÖCALAN’IN GERÇEK ADI, Artin AGOPYAN’dır ve Ermeni, kökenlidir.. DEM PARTİ ve benzerleri de bir Kürt PARTİSİ, değildir. En azından Yönetim kadrosu, Ermeni kökenlidir. Başka türlü  Abdullah ÖCALAN’ı, niye desteklesinler ki?

BÖYLESİ, bir durum; Türk Halkının kabul edeceği, kabullenebileceği, bir şey değil. Ermeni denince, geçmişten günümüze aktarılan gerçek hikâyelerle Türk Halkının tüyleri, diken diken olur

Bunu anlamak için, Tarih bilmek gerek!54 000 vatandaşımızı, katleden Terörist Başının affedilmesine, kimsenin gönlü razı olmaz. Bu gibi konuların, siyasi maliyeti, mutlaka olacaktır

BOP PROJESİ’NİN ileri aşamasın da, belki de Türk Halkının tepkisini, ölçmek, öğrenmek istiyorlardır

DEM’liler, Abdullah ÖCALAN’dan bahsederken, her vesile Sayın ÖCALAN, şöyle dedi. Sayın ÖCALAN, böyle dedi gibi gibi hitap şekline, kimse bir şey demiyor.. Abdullah ÖALAN, Sayın ise? Bu kişinin, hayatlarını kaybetmesine vesile olduğu,54 bin güvenlik güçleri mensubu, yada sivil vatandaşlarımız; kelle mi oluyorlar ?

            Özgür ÖZEL yönetimindeki CHP, çok zor ve çok kritik bir zamanda, doğru bir hamle yaptı. Ve siyaseten de, bunun karşılığını göreceğini, düşünüyorum

            6) KİMSE, anasını, babasını tayin edemez. Bir insan, Rum, Yahudi, Ermeni kökenli de olabilir…Ama esas olan, bir kişinin;


Doğup büyüdüğü toprakların, ya da ülkenin Anayasa ve Yasalarına uyması ve bulunduğu ülkenin çıkarları doğrultusunda hareket etmesi, esastır. Ermenilerin; Hıristiyan dinine mensup, Türk kökenli oldukları yönün de bilgiler de var. Bu da Tarihçilere düşen, çok önemli bir görevdir

2-CUMHURİYET’E GİDEN YOLDA,30 AĞUSTOS ZAFERİNİN 103.YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN.NİCE YENİ BAYRAMLARA!..

5/2)31 Ağustos 2025 Pazar CUMHURİYET

 


30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103.yıl dönümünde yurttaşlar ATA’sına koştu.

ZAFER ÇOŞKUSU

SLOGAN ATTILAR: Laik, demokratik Cumhuriyet’e giden yolun mihenk taşı Zafer Bayramı, yurt genelinde kutlandı. Resmi tören kapsamında Anıt Kabir’e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı AKP’ teşkilatından bir grup; Ümmetin umudu Erdoğan ve Reis sloganları ile karşıladı. Yurttaşlar gruba, ayıp oluyor, diyerek tepki gösterdi.

DUYGHUSAL ANLAR::Resmi ziyaretlerin ardından, her yaştan yurttaş, Anıtkabir’e aktı. Zaferin mimarı Baş Komutan Atatürk’ün mozolesi önünde saygı duruşunda, duygusal anlar yaşayan bazı yurttaşlar ağladı. Yurdun dört bir yanında meydanlara çıkarak yürüyen yurttaşlar, Ata’sına saygısını gösterdi. Düzenlenen konserlerde büyük coşku vardı.

CHP LİDERİ ÖZEL’den, Emniyet’in ilk mesajında ATATÜRK Resmini silmesine tepki:            MİLLET ONLARI SİLECEK

Özgür ÖZEL, Adana’dan Silivri’ye özgürlük yürüyüşü başlatan gençlere, Ankara etabında, katılarak destek verdi. Açıklamalarda bulunan Özel; Emniyet’in hazırladığı, Zafer Haftası’nın  tablosunda; ATATÜRK’ün resminin silinmesine, sert çıktı. Seçimlerde Millet onları silecek dedi.

6/2)30 Ağustos 2025 Cumartesi SÖZCÜ



 Bu GÜNEŞ BATMAYACAK

Çünkü 103 yıl önce bu gün, Türkiye’nin % 75’i işgal altındaydı. Yokluk diz boyuydu. Ama Mustafa Kemal gibi komutanımız vardı. Emperyalizmi dize getirdi. Sönmeyecek bağımsızlık ışığını yaktı.

TÜRK ordusu 239 yıl sonra, ilk kez, topyekun taarruz etti. Yokluk, yorgunluk ve imkânsızlık içinde; baskın,

gizlilik ve deha birleşti. Mustafa Kemal’in önderliğinde başlayan taarruzu sadece Anadolu değil, esareti reddeden Türk milletinin kaderini de değiştirdi.

26 Ağustos’ta ilk top mermisi ile başlayan taarruz da, Türk Ordusu, 10 gün içinde yıldırım hızıyla, 450 kilometre yol katetti.9 Eylül’de düşmanı denize döktü. Bu zafer bir milletin

küllerinden yeniden  doğuşunun da, simgesiydi. Zafer olmasaydı, cumhuriyet olmayacaktı….Naim Babüroğlu

HEPİNİZE MİNNETTARIZ

Arhavili İsmail’e, Eskişehirli kambur Kerim’e ,Kartallı Bahçivan Kazım’a. Süleymaniyeli şoför Ahmet’e, deli Erzurumlu Mehmet oğlu Osman’a, felah grubuna saraydan bilgi taşıyan V. Murat’ın kızı Fehime Sultan’a, Sultanahmet’te yüzbinlere konuşan Halide Edip Adıvar’a, Sabahat’a, Darülfünun’lu Saime’ye, Çerkez kadınları örgütleyen Hayriye Melek’e, Yunan işgaline elindeki mavzerle karşı koyan Turgutlulu Çavuş Ayşe’ye, Ödemişli Fatma’ya, Menderes köprüsünde düşmanı bekleyen Arşın Teyze’ye, başındaki örtüsünü erkeklerin yüzüne atıp, alın bununla örtünün, silahı bana verin. Ben savaşırım diyen, Kezban’a, Mavzeri hiç susmayan şehit eşi Senem Ayşe’ye. Üç kızını bırakıp, savaşa koşan, ve yaralanan Ayşe Çavuş’a. İzmir’e ilk giren süvari birliklerinin komutanı Ferik Fahrettin ALTAY’a, ray ve vagonlardan çelik söktürüp, kılıç yaptıran Miralay Behiç beye, Birinci Ferik Kazım Fikri Özalp’e, kurtuluş savaşını fiilen başlatan Mirliva Ali Fuat Cebesoy’a. Bahriye Nazırlığı’ndan ayrılan ve Anadolu’daki Milli Mücadele’ye katılan Hüseyin Rauf Orbay’a. İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve mühimmat kaçıran Mirliva Refet Bele’e, Ben ve Kolordum emrindedir Paşam diyerek, Mustafa Kemal’in emrine giren, birinci Ferik Musa Kazım Karabekir’e, Padişah tarafından ulusal hareketin önderlerinden olduğu için, rütbesi ve nişanları geri alınıp, idama mahkum edilen Müşir Mustafa Fevzi Çakmak’a. Soyadını savaş meydanın da çarpışa çarpışa alan Mustafa İsmet’e,

Sonsuz teşekkürler. Hepsini rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun!..

7/2)2 Eylül 2025 Salı NEFES

 


Ülkemizin koruyucusu anlı şanlı askerimizi, ne hale düşürdüler!

ASKERİ, ASKER ARIYORDU; ŞİMDİ NİYE POLİS ARIYOR!

Anıtkabir’e tören için gelen komutanları,30 Ağustos mesajında, Atatürk’ü silen ve tek bir açıklama yapmayan, emniyet teşkilatının polislerine arattılar. Bu muamele, yürek sızlattı

YIL 2016: Anıtkabir’de aramayı asker yapıyordu. KALKIŞMADAN SONRA, arama başladı. Devletin her kurumuna  sızan FETÖCÜ hainler yüzünden,9 yıl önce, Anıtkabir’e giriş yapan asker ve polislere üst  araması yapılmaya başlandı. Ama aramayı, askerler yapıyordu.

YIL 2025: ANITKABİR’DE ARAMAYI; ARTIK POLİS YAPIYOR: 

Elle arama yaptılar.

POLİS, isim kontrolünden geçen askerleri; elle aramaya tabi tuttu. Subayların eş ve çocukları geri çevrildi. Ama AKP’liler alındı

ULU ÖNDER ATATÜRK’ün, ebedi istirahatgâhı olan  Anıtkabir’de, tüm  güvenlik, askere emanetti.15 Temmuz 2016 FETÖ’cü kalkışmanın ardından, Anıtkabir’e girişlerde, üst araması yapılmaya başlandı

BU YIL, girişlerde uygulama değişti. Üst arama görevi; POLİS’e verildi. Hazır Kuvvet Birimi, törene gelen Üniformalı Askerlerin önce isimlerini kontrol etti. Sonra ikinci noktada, elle kontrol gerçekleştirdi. Bu görüntüler; Devlet’in askerine mi, güvenmiyorlar? Yorumlarına yol açtı

CNN TÜRK’TEN BAŞ KOMUTAN GAFI

30 Ağustos Zaferini Baş Komutan Erdoğan kazandı ,dediler.

30 Ağustos günü, Erdopğan’ın Anıtkabir’e gelişini CNN Türk Tv, canlı yayınladı. Bir muhabirde haberi anlatırken; izleyicileri şaşkına çeviren, bu gafı yaptı.

MUHABİR,1922’deki Büyük Taarruz’un, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, başkomutanlığında gerçekleştiğini söyledi. Muhabir özür diledi. Kanal açıklama yapmadı

30 AĞUSTOS ZAFER BAVRAMI VESİLESİ İLE BASINIMIZA YANSIYAN HABERLER KONUSUNDA; KISSADAN HİSSE İLE NE SÖYLENEBİLİR?

            1)İktidar yanlısı, ya da troller diyebileceğimiz gençlerin; özel günlerde, Anıtkabir ziyaretlerinde, Sayın ERDOĞAN lehinde slogan atmaları, doğru da değil, kabul edilemez de! Sayın ERDOĞAN; Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı. Ve ANITKABİR, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal ATATÜRK’ün mezarının bulunduğu yerdir. Türk Kültüründe ölüye, saygı gösterilir. Slogan atılmaz! Sayın Erdoğan’ın Protokol gereği gittiği Anıtkabir Ziyaretlerinde, lehine slogan atan gençlere kızdığını, hiç duymadık.

30 Ağustos2025 Cumartesi tarihli SÖZCÜ’de, Tuğ General rütbesiyle Emekli olduktan sonra, Doktorasını da yapıp, Asker bir Yazar sıfatıyla bizleri aydınlatan Tuğ General Dr. Naim Babüroğlu, bir Yazar sıfatıyla, Anıtkabir’de tezahürat ve saygısızlık yapmanın yasak olduğu, dolayısıyla suç sayıldığı yönünde kanun oluğuna da vurgu yapıyor

Böylesi bir durum; Türkiye’nin her açıdan, niye çok zorda olduğunun özüdür ve özetidir.

            2)Yukarı da, o günün Emperyalist Devletleri İngiltere, Fransa ve onların kışkırtmaları ile Anadolu Topraklarını işgal eden, Yunan Ordusu ile yapılan savaşlar sonucunda,

listede isimleri yazılı; vatan uğruna canlarını feda eden, kadın ,erkek ve çocuklar var. Bunların bir kısmının adları, Dumlupınar şehitliklerinde var. Ve sonuçta şunu söylemek istiyorum:

            3)Türkiye Cumhuriyeti;

Temeli Türk olan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden yeniden doğan, onun devamı niteliğinde, diğer bir Türk Devletidir.                                                                                                   Ve Türkiye Cumhuriyeti; emperyalist devletlerle savaşarak, uğruna can ve kan vererek ve büyük fedakârlıklar sonucunda kurulmuştur. Bu nedenle Etnik kökeni ne olursa olsun!; Üst Kademede bulunanlar dahil, Herkesin Türkiye Cumhuriyeti’nin, KURUICULARINA, kurucu değerlerine, saygı göstermesi,

Türkiye Cumhuriyeti’ni yüceltmesi gerekir.

 BU ÜLKEDE, Kurtuluş Savaşını, keşke Yunan kazansaydı diyenleri de gördük. Kadir Mısırlıoğlu gibi. Örneğin,

Ne hikmetse! AKP kadrolarında ve Bakan seviyesinde de, Cumhuriyet ve ATATÜRK karşıtı, çok

insan var. Örneğin Diyanet İşleri Başkanı Ali ERBAŞ, Dini Bayramlar dahil, Cumhuriyet Bayramı,23 Nisan Bayramı,30 Ağustos Zafer Byasmı,29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi Milli Bayramlarımız da, Atatürk ve Silah Arkadaşlarından, hiç bahsettiğini, onları rahmetle, minnetle andığını, hiç suydunuz mu?

            4) 2Eylül 2025 NEFES Gazetesinde yazılanları, tekrar okuyun. Bu yılki 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesi ile Anıtkabir’e tören için gelen, üst rütbeli subayları bile, polis elle arama yapmış. Bu nokta da, şu soruyu sormak gerekiyor: BOP kapsamında, Amerika’nın desteğini de, arkasına alan İsrail’in Gazze’de Filistinli Araplara, nasıl katliam uyguladığını gördük. Suriye’de yaşananlarda ortada. İsrail, Suriye’yi de bombalıyor. Tehlike, sınırlarımıza doğru, yaklaşıyor. BOP kapsamında, Türkiye’den de koparılan topraklar var

SORU ŞU: uzak olmayan bir zamanda, bölgesel bir savaş ihtimali ve bu arada, bir şekilde İsrail ile de bir çatışma, bir savaş ihtimali varken;

Türkiye’nin güvenliğini, polis gücü ile mi, koruyacağız?

Askerimize, gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Geleneksel, diploma töreninde; ATATÜRK’e, Cumhuriyet’e bağlılık yemini edip, kılıç çeken, dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu olmak üzere 5 Teğmenimizin TSK’dan ihraç edilmelerine, ne diyeceğiz? Bu yıl, TSK tarihinde, Kara-Hava-Deniz Harp Okulu Birincileri, genç kız teğmenlerimiz; bu Ülkeye gönül veren her Türk Vatandaşı için, bir gurur vesilesi OLDULAR ama! Anlaşılan şu ki; Ülkeyi yönetenler için, değilmiş..

İŞİN GARİP TARAFI; Disiplin Kurulu’nda; genç Teğmenlerimizin TSK’dan ihraç edilmelerine karşı çıkan Komutanlar da, emekli edilmiş…

BU GİBİ konularda şu örneği de hatırlatmak isterim.1912 Balkan bozgunu, Askerlerin siyasete bulaşmalarıdır. Balkanlardaki Topraklarımızı böyle kaybettik…Günümüzde, BOP Haritası ortada. Türkiye’nin güney ve güney doğusundan, kuzey ve kuzey doğusundan koparılması ön görülen topraklar var.

MUHTEMEL bir çatışma, ya da savaşta, sınırlarımızı; ancak, Mustafa Kemal ATATÜRK ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, yürekten inanan, Askerlerimiz ve Subaylarımız koruyabilir!.. Devam ediyorum

            5)ATATÜRK ve Cumhuriyet Karşıtlığı gibi konuların; BOP ve BOP Eş Başkanlığı ile de ilgisi vardır. Sonuçta her şey; gelip, siyasete dayanıyor.

Bu nedenle, eğer yakın bir zamanda, bir erken seçimle, bir iktidar değişikliği ve Kuvvetler Ayrılığına dayalı, Eski Parlamenter Sisteme geri dönülmezse! Türkiye’yi daha büyük sorunların beklediğini, şimdiden söyleyebiliriz

BU NEDENLE; birinci Parti konumuna yükselen CHP Lideri Özgür ÖZEL’in, eveleyip-gevelemeden, böylesi bir niyetini, şimdiden açıkça ortaya koymalıdır

            6)Bir Kesimin, Mustafa Kemal ATATÜRK’ten niye hoşlanmadıklarını, yada O’nun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne, hangi sebeplerden karşı olduklarını anlayabilmek için;

Tarih bilmek gerekiyor

 BU NEDENLE, burada bu konuda da, kısaca, bir şeyler söylemek istiyorum

Tarihimize, Rumi takvimle,31 Mart 1325 vakası diye geçen, bir isyan, bir kalkışma hareketi var. Bu olayın yaşandığı Tarih, günümüzdeki Miladi takvime göre karşılığı, 13 Nisan 1909’a denk geliyor. Padişah Sultan 2.Abdülhamit DÖNEMİ

Bu dönemde,(1877-78) Osmanlı-Rus Savaşından başlayarak, günümüze kadar devam eden Türk-Ermeni sorunları dahil, çok önemli konulara değindim. Merak edenler, devamını, oralardan okuyabilirler.

            AMA, Ermenilerin de ,Türk oldukları yönünde bilgiler var. İnanç olarak, Hıristiyan dinine mensup olduklarından;

Kendilerini başka bir ırka mensup sandıkları, anlaşılıyor. Bu sebepten olmalı ki, Ermeni vatandaşlarımızın zor zamanlarda ve günümüz Türkiye’sinde de Emperyalist Devletlerin oyununa geldiklerini;

Bu yüzden de tehcire uğradıklarını görüyoruz. Tehcir sonrasında ve günümüzde, Ermeni Vatandaşlarımızın;, kendilerini Kürt Alevi görünümünde kamufle etmeye çalışıyor olsalar da Kürtlerle, bir ilişkileri yoktur .Kürtler zaten Türk’türler. Kürtlerin asıl lisanı, Gök Türkçedir. Şimdi kullandıkları Kürtçe; Farsça’nın bir lehçesidir. Batıya göçler esnasında, İran’da da Hayvancılıkla uğraştıklarından; bu sebepten de, dağlık bölgelerde, yerli Halk, farslarla birlikte yaşadıkları sonucunda, Farsçanın lehçesi olan, günümüzdeki, Kürtçe oluşmuştur

Ama ağırlıklı olarak kullanılan 8000 kelimeden oluşan günümüz Kürtçesin de, 3250 kadarı Orta Asya Türkçesi,2250 kadarı Farsça, 1000 kadarı Arapça,45-50 kadarı da Ermenicedir

             Şimdi Rumi takvimle 31 Mart 1325, yada günümüzdeki Miladi Takvime göre 13 Nisan 1909, Gerici İsyanına ve günümüzle; ki bir kesimin, ATATÜRK’ten, niye hoşlanmadıkları konusuna giriyorum

BURADA, yanlış olan şudur:

DEM PARTİ ve Benzerleri, HADEP, DEHAP gibi Partilerin Yönetici Kadrolarının Kürtleri temsil ettikleri söylenemez. Eğer bazı Kürt vatandaşlarımız, bu gibi Partilerin söylemlerine inanıp; onların saflarında yer alıyorlarsa; bu gibi konular bilgi noksanlığındandır. Prof. Dr. Ali Tayyar ÖNDER, Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU gibi Bilim Adamlarını, Televizyon Kanalları davet etsinler. Halkımız da doğruları bilsin, öğrensin

 Birileri, Bir Kürt vatandaşımıza, sen Ermeni mi sin dese! Cinayet çıkar. Kürtler ve Türkler, Emperyalist Devletlerle yapılan savaşlarda; düşmana karşı, hep birlikte ve yan yana mücadele etmişlerdir

Ve Kürtler, Müslümandırlar. Aleviler de özbeöz, Türk’türler

AMA Kürt Aleviler; Ermeni kökenlidir. Ve Kürtlerle bir ilgisi, bir ilişkisi yoktur. Ama Onları; Kürt Sorunu adı altında, siyaseten kullanıyorlar

Şimdi 31 Mart 1325, ya da 13 Nisan 2009, gerici isyanına giriyoruz

            7)Şimdiki İstanbul Teknik Üniversitesi İTÜ’nün, Taş Kışla diye bilinen binası;

Subay kadrosunda, Mekteplilerin ağırlıkta olduğu bir Kışla. Tabi ki kışla da Askerler de olur

            Günümüzdeki Taksim Gezi Parkı diye bildiğimiz yerde de TOPÇU KIŞLASI vardı. Burada görev yapan subayların çoğu alaylı idi

ŞİMDİ, Mektepli ve Alaylı Subay arasındaki fark konusunda da, bir şeyler söyledikten sonra;

Günümüzdeki asıl konuya gireceğim

            MEKTEPLİ Subaylar, Askeri Okullarda okuyup, Subay olanlar. Tabi ki normal subay, kurmay subay ayrımı o zaman da var

AİAYLI Subaylar; savaş meydanlarında, tecrübe kazanan, yetenekli ve teskere bırakan rütbeli Askerlerdir. Bunların içinde, çok daha başarılı olanlar, Savaş meydanlarında, zor işleri başaran, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa örneğinde olduğu gibi Paşa rütbesine yükselebiliyordu Buna da Paşa diyoruz. Ama Alaylı Paşa oluyor Devam ediyorum

GÜNÜMÜZDEKİ, Subay-Astsubay arasındaki çekişme; o zamanki Mektepli-Alaylı Subay arasındaki çekişme gibiydi..

            8)NETİCEDE İsyanı, bu gün Taksim Gezi Parkı’nın bulunduğu yerdeki, Topçu Kışlası’ndaki, Alaylı Subaylar başlatıyor. İsyan Taş Kışlaya’ da sıçrıyor. Siviller de bu isyana katılıyor. Hacı-Hoca ve gerici takımı, HERKES VAR. Kalabalık, Topçu Kışlasından Eminönü istikametine doğru giderken, yolda yeni katılanlarla, kalabalık; gittikçe önlenemez bir hal alıyor. İsyancılar Eminönü, Mahmut Paşa, Cağaloğlu güzergâhından, Beyazıt Meydanı’na ulaşıyor. Bu, Sultan 2.Abdülhamit dönemine; baş kaldıran bir Halk hareketidir.

Ama bu isyana katılan Kişiler; Akıl ve Bilime de karşı, tutucu kişilerdir.

            9)SONUÇTA, bu İsyanı bastırmak için; Selanik ve Edirne’deki Ordulardan KARMA BİR, HAREKÂT Ordusu oluşturuluyor.

Harekâtın Komutanı, Mahmut Şevket Paşa. Kolağası da, Mirliva Mustafa Kemal bey.

Kolağası Mirliva Mustafa Kemal; Harekâtı planlayan Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal bey

Bu kişi de, ,günümüzdeki; Mustafa Kemal ATATÜRK’tür

            NETİCEDE, isyan bastırılıyor. Suçlu bulunan elebaşılardan, 70 kişi idam ediliyor.120 Kişi de çeşitli cezalara çarptırılıyor

GÜNÜMÜZDE, Osmanlı’cı geçinen, Dinci bazı kişilerin; Mustafa Kemal ATATÜRK’e niye karşı olduklarını, şimdi anladınız mı?

            10)Günümüzdeki, Ekonomik çöküntünün ve her konu da geriye gidişin nedenini anlayabilmek için;

OSMANLI’NIN, hangi sebepten ve nasıl çöktüğünü, bilmek ve anlamak gerekiyor

3-GÜNCEL KONULARLA İLGİLİ OLARAK,ÖNCE  BAZI NOKTALARA VURGU İLE BİR ÖZET 

1)Kemal KILIÇDAROĞLU’nun CHP’nin Genel Başkanı olduğu bir zaman da, yeniden Genel Başkan olarak, seçilmesi beklenen Kurultay da; daha Aday bile olacağı bilinmeyen Gurup Başkan Vekili, Özgür ÖZEL’in;.

NASIL OLDUYSA! Böylesi bir zamanda; Kemal KILIÇDAROĞLU’nun rakibi olarak, ortaya çıktığını görüyoruz. Zaman yavaş yavaş ilerlerken; aranın açıldığını ve ibrenin Özgür ÖZEL’in lehine döndüğünü; CHP’nin yeni Genel Başkanı olarak, sahneye çıktığını görüyoruz.

Kemal KILIÇDAROĞU’nun, Özgür ÖZEL ile aralarının iyi olmadığının sebebinin; buradan kaynaklandığını düşünüyorum

Gürsel TEKİN’in Kayyum olarak, İstanbul İl Başkanlığı’na atanması, muhtemelen Kemal KILIÇDAROĞLU’nun sessizliğini ve muhtemel bir Mutlak Butlan beklentisini de buna bağlıyorum

NEYSE Kİ, bütün bu yaşananların geride kalması; Türkiye’nin geleceği açısından; en azından şimdilik, iyi bir fırsat oldu

Özgür ÖZEL; Kemal KILIÇDAROĞLU’nun oğlu yaşındaydı. Eğer Özgür ÖZEL’in bir saygısızlığı, bir hatası bir yanlışı varsa;

Kemal KILIÇDAROĞLU’nun biraz hoş görülü davranıp! Ona destek olması, daha doğru olurdu Hikmet ÇETİN, 86 YAŞINDA. Muhtemelen, birkaç yaş, daha büyük olabilir. Bu yaşta, hep Özgür ÖZEL’in yanında durdu. Ona destek oldu. Bir Büyük olarak, ,Devlet BAHÇELİ ile de görüştü. İntibalarını, Özgür ÖZEL’e anlattı. Bu gibi konular da, çok önemli bir katkı

Kemal KILIÇDAROĞLU,13 YILLIK ,uzunca bir süre Genel Başkanlık koltuğunda oturdu. Demokrasi adına Ankara’dan İstanbul’a yürüdü. Bu vesile ile insanlara, Demokrasinin bir ülke için, ne kadar çok önemli olduğunu vurguladı. Millet ittifakında, Meral Akşener, ipe un sermeseydi; Millet ittifakının lideri olarak, Cumhurbaşkanı da olabilirdi. Cumhurbaşkanı Adayı olarak,%48 oy aldı. Saldırılara uğradı ama mücadeleden hiç yılmadı. Bu gibi konular, elbette unutulmaz ama!

Keşke Hikmet ÇETİN gibi, Onun yanında olsaydı!...Belki bir gün, bu dargınlığın, nedenini de öğreniriz

            2)Özgür ÖZEL’in, çalışkanlığı, doğru zamanda, doğru hamleler yapması sonucunda; şimdinin Cumhurbaşkanı, aynı zamanda AKP’NİN DE Genel Başkanı olan Sayın ERDOĞAN’ın, yeniden Cumhurbaşkanı seçilme hayallerini, Türkiye’yi bildiği gibi yönetme arzu ve isteklerini de, zora soktu

DOLAYISIYLA, Özgür ÖZEL yönetimindeki CHP’ye çelme attığını, atmak istediğini; yaşayarak gördüğümüz, örneklerden anlıyoruz

            3)Sayın ERDOĞAN, güven tazelemek, bir şeyler yapıyor algısı yaratmak adına;  Amerika’ya gitmişti.

DOSTUM DEDİĞİ,ABD Başkanı TRUMP ile yaptığı görüşmede; BOİNG yolcu uçakları ile Savaş uçakları da almak istediği, anlaşılıyor. Birde Sayın ERDOĞAN’dan, Mavi Toprak Elementi gibi stratejik maden anlaşmaları da yapmak istediği anlaşılıyor.

Bu gibi konulardaki haberleri de sizlere aktarmaya çalışacağım

Başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana , Mersin, Antalya ve isimlerini saymadığım diğer Şehir ve Kasaba Belediyelerinin CHP’nin elinde olması; Halkımıza hizmet etme ve sorunların çözümü konusunda; CHP açısından, çok önemli bir fırsattı ama;

AKP ve Sayın ERDOĞAN açısından ise; sonun başlangıcı olduğunu, söyleyebiliriz

CHP’nin MİTİNGLERİNDE, her siyasi görüşten 10 Binlerin, 100 Binlerin toplanıyor olması;

Sayın ERDOĞAN açısından, korkulu bir rüya olduğu, anlaşılıyor. Ama ARTIK, korkunun ecele bir faydası yok mealinde; Sayın ERDOĞAN açısından; yapılabilecek bir şey kalmadığını söylemek istiyorum

Gazete Manşetleri
8/3)27 Eylül 2025 Cumartesi SÖZCÜ

 


İmamoğlu Silivri’de yine mahkemeye çıktı. Savunmasında yine, Washington’a gönderme yaptı:                                                                                                                                      

            MEŞRUİYET, MİLLETTEN ALINIR!: 

iktidara; sandık la derdiniz ne? Millet iradesine, böyle el koyamazsınız. Tıpış tıpış gitme vaktiniz geldi dedi

Ekrem İmamoğlu, bilirkişi davasında ifade verdi. ABD elçisinin, Erdoğan’a meşruiyet veriyoruz sözüne, set tepki gösterdi. Başlıktaki yanıtı verdi. IBB Başkanı, yargılamanın siyasi olduğunu; iktidarı demokratik yolla değiştirmek suçu işliyoruz, ifadesiyle vurguladı.

Beyaz Saray’daki görüşmeye, patavatsız TRUMP’ın sözleri damga vurdu

            Burada diğer önemli haberler de şunlar.

EL KAPISINDA BİZ BÖYLE SÖZLERİ NİYE İŞİTTİK?

ABD Başkanı, ;eliyle Erdoğan’ı işaret ederek; seçimde hileyi, herkesten iyi bilir, dedi.

Rusya’dan gaz alımının durdurulması için de; ben istersem yapacaktır, bilgisini verdi.

Tarihi zirveye TRUM’ın milyar dolarlık satışları, alaylı üslubu damgayı vurdu. Masada 225 BOOİNG siparişi, 43 milyar dolarlık LNG alımı, RUS GAZINI, kesme taahhüdü çıktı. Sırada F-35,F-16 satışları var. En az 100 milyar dolarlık, ekonomik yük üstlenen Türkiye’nin, bölgesel sorunlarına, çözüm çıkmadı.

EGE’de Yunan silahlanması, Doğu Akdeniz’de İsrail-Rum sondajı, KKTC’nin statüsü, Suriye’de PKK uzantısı, SDG’ye yardımın kesilmesi konularında, ilerleme kaydedilmedi. Trump, Gazze’de rehinelerin bırakılması şartını tekrarladı. Erdoğan ise uçakta görüşmeyi; atılan çamurlarla kirletilemeyecek kadar güzeldi, diye niteledi

HALK BANK İÇİN DESATEK İSTEDİK:ELİMİZİ,KOLUMUZU,RZA ZARRAP MI BAĞLIYOR?

Erdoğan, zirvede durgundu. Trump’tan, Zarrap için destek istedi. Trump cevap vermedi. ABD Mahkemesi, davayı 29 Eylül’de görüşecek. HALK BANK’ın, Reza ZARRAP aracılığı ile,20 milyar dolar para aktardığına kanaat getirirse; Türkiye’yi para cezasına çarptırabilir.

 ÖZGÜR ÖZEL,SİLİVRİ ÇIKIŞINDA AÇIKLADI: CHP, KAYYUM ATAYAN HAKİME DAVA AÇACAK.

İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum kararı veren 45.Asliye Hukuk Mahkemesi; CHP’nin itirazını da reddetti.

Özgür ÖZEL: o Hakime, tazminat davası açacağız. Hukuki olarak, tüm CHP’lilerin, iki eli yakasında olacak dedi.

54 YILDIR KAPALI OLAN HEYBELİ ADA RUHBAN OKULU’NUN AÇILIŞI GÜN SAYIYOR 

Heybeliada Ruhban Okulu,1844 yılında, din adam yetiştirmek için kuruldu. Fener Rum Patriği Patrik Bartholomeus’da bu okuldan mezun oldu.

1971’de Türk Üniversitelerine bağlanma şartı getirilince kapandı.54 Yıl sonra, özel okul statüsünde yeniden açılması öngörülüyor

Bill Clinton istedi. Demirel vermedi TRUMP istedi. Yeşil ışık yandı

SP LİDERİ ARIKAN,SÖZCÜ TV’DE SORDU. 

Gazze’yi gözden çıkardınız mı? Mahmut Arıkan,8 İslam ülkelerinin katıldığı ABD’deki Gazze toplantısında; İsrail’in savaş suçlarına değinilmediğini belirtti. TRUMP, Batı Şeria’nın ilhakına engel olunacağını söyledi. Demek ki Gazze, gözden çıkarıldı, dedi

9/3)29 Eylül 2025 Pazartesi CUMHURİYET



İlk milli Türk muharip uçağının ABD Kongresi’nden Motor onayı beklediği ortaya çıktı

KAAN ÇIKMAZI  ELDE VAR SIFIR MI? Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı TRUMP görüşmesi öncesinde, ABD’ye ek gümrük vergileri kaldırıldı.40 Milyar dolarlık sıvılaştırılmış doğal gaz,200Den fazla Boing yolcu uçağı alımı ve nükleer işbirliği için imzalar atıldı. Buna karşın şu ana kadar F-35 VE f-16 savaş uçaklarının modernizasyonu konusunda, yeni bir gelişme duyurulmadı.

UZMANLAR UYARDI: Dışişleri Bakanı Hakan FiDAN, KAAN’ın üretime başlayabilmesi için, gerekli olan motorların, ABD Kongresi’nde bekletildiğini ve lisanslarının durdurulduğunu açıkladı. Tıkanan süreçte alternatiflerin, riskler nedeniyle anlamlı olmayacağına dikkat çeken uzmanlar, 3-5 yıl dışımızı sıkar, yerli motorumuzu bekleriz dedi. Muhalefet; hani yerli ve milli idi dedi?

UZMANLAR:TASARM 1-2 YILA BİTER.UÇAK GEMİSİ,6 YIL GEÇİKEBİLİR. Cumhurbaşkanı ERDOĞAN,ABD dönüşünde, MÜGEM uçak gemisinin,1-2 yıl içinde bitirileceğini söyledi. Uzmanlara göre bu süreç içerisinde yetişmesi çok zor.2 Yıl içerisinde geminin sadece tasarımının tamamlanabileceği, donanmaya katılmasının 6 yılı bulabileceği ifade edildi.

ZEYTİNLİK TALANINA KARŞI 10 BİNLER MUĞLADA BULUŞTU.DİRENENLER KAZANACAK

Yaşam alanlarını tehdit eden ve zeytinlikleri, madencilik faaliyetlerine açan yasaya karşı, Muğla’nın Menteşe ilçesi’nde; haklarımızdan vazgeçmiyoruz. toprağımızı vermiyoruz, mitingi düzenledi. Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İMAMOĞLU’nun; ülkeyi ganimet gibi gören bu anlayış; bedelini sandıkta ödeyecek mesajı okundu.

AYM’ye iptal baş vurusunu hatırlatan CHP lideri Özgür ÖZEL; torunlarımız için, adalet bekliyoruz dedi.ÖZEL,19 Mart’tan beri verdiğimiz siyasi mücadele, bir siyasi partinin kendini koruma mücadelesi değildir. Birileri geleceğimize savaş açmış. Halk kazanacak, zeytin ağaçları kazanacak, ifadelerini kullandı.

KISSADAN HİSSE İLE BAZI KONULARI BİRAZ AÇMAYA VE YORUMLAMAYA DEVAM EDİYORUZ

            4) ZEYTİN ağaçlarının kesilmesi ve vahşi madencilik gibi konular;

Başta Termik Santrallere kömür temin etmek ve Enerji Sorunları ile de ilgili konulardır Bu gibi işler, yeraltı işletmeciliği ile de ilgilidir. Ağaçlar kesilmeden de yapılabilir.

Enerji Sorunları da, doğrudan benim ilgi alanımdır

BURADA, zeytinliklerin kesilmesi ve vahşi madencilik gibi konuların detaylarına girmeden önce; benim iş hayatım ve Enerji konusundaki tecrübelerimden bahsederek; geçmişten günümüze bir şeyler söylemek istiyorum

            BEN, 7 Şubat 1977’deAfşin-Elbistan Termik Santrali’nde işe başladığım da, santralin değişik konulardaki projeleri, büyük bir salonda dağınık vaziyetteydi. Üst üstteydi. Ben bunları büyük bir emek ve sabırla, tasnif edip, arşivledim. Bundan sonrasında işler tıkır tıkır işlemeye başladı.

Montajı Amerikan Foster Wheeler firması yapıyordu. MALİYET+KÂR, şeklinde anlaşma üzerinden iş yürütüyordu. Böylesi bir anlaşma, işin uzaması ve maliyetlerin yükselmesi yönünde, bir sorun teşkil ediyordu. Bu konuyu geçiyorum

MAKİNE akşamı, ağırlıklı olarak Almanya firmalarına aitti. Bundan sonra Fransız ve en azda Kanada firmasıydı.

 Ben 1 Aralık 1977’de askerlik vesilesi İle Afşin’den Ayrıldım.18 Ay yedek subaylık döneminden sonra, tekrar Afşin Elbistan Termik Santrali’nde işe başladım.

NETİCEDE,1.ünite 1984’te devreye alınmıştı Bu herkeste bir heyecan yarattı. Bundan sonrasında işler hızlanmıştır Ben toplamda 10 Yıl Afşin Elbistan Termik Santrali’nde çalıştım

AFŞİN-Elbistan Termik Santrali, 10 Bin kişinin çalıştığı  bir yerdi. Beni herkes çalışkanlığım ve sorun çözmedeki maharetimle tanırdı. Benimle ilgili olarak, dilden dile aktarılan çok hikayeler vardır.

            BEN Yüksek Lisans yapmak için,1988’de tayinimi, AFŞİN-ELBİSTAN Termik Santrali’nden Ankara’da TEK Genel Müdürlüğü’ne aldırmıştım.

 Yukarıda bahsi geçen Zeytinliklerin kesilmesi gibi konular,90’lı yılların başında Turgut ÖZAL’ın özelleştirme girişimlerinin bir sonucu olarak başladı. Ve günümüze kadar da Enerji sorunlarının cılkı çıktı. Enerji Üretimi, bir vurgun yapma vesilesi oldu. Şimdi işler, eskiye nazaran, daha kötü gidiyor.

Bu gibi sorunların altından, benim katkım, benim yönlendirmem olmadan; adı ve unvanı ne olursa olsun! Kolay kolay, kimse kalkamaz. Bunu bir abartı olarak söylemiyorum.

Bu nedenle, bu konuyu kimse, başka bir tarafa çekmesin. Bazı konular, iyi bir eğitim almanın dışında, uygulama bilgisi ve doğuştan yetenekli olmayı da gerektirir

Ben Sanat Okulu çıkışlı değilim ama çok iyi torna ve frezede kullanırım. Yükte hafif paha da ağır, alet ve makine yapımında da, çok maharetliyimdir. Benim hem teorim iyi hem de uygulama bilgim iyidir

              TURGUT ÖZAL’ın, Özelleştirme konusundaki ilk uygulaması;                        

Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar gelen, bazı Enerji Üretim Santrallerini elden çıkarmakla başladı.                                                                                                              

Günümüzdeki Termik Santrallerin işletmesinin, özel kesime devredilmesi ve günümüzde, AKP döneminde, bazılarının; özel kesime devretme, ya da satma   gibi, keyfi uygulamalara kadar uzanan bir dönemin de; başlangıç tarihidir

            5)Turgut ÖZAL, enerji üretim varlıklarımızdan; 357 adet dizel jeneratörü, 37 adet Kanal tipi  küçük Hidrolik Elektrik Santrallerinin heke ayrılmasını, yani hurdaya çıkarılmasını istiyordu Bunlara da yine, barajlı santraller gibi HES diyoruz Bunlar barajlı büyük santraller değil. Bunların heke ayrılması, diğer bir ifade tarzı ile hurdaya ayrılıp, satılması yönünde, TEK Genel Müdürlüğü’ne yazı gönderiyor.

Genel Müdürlük Yönetimi, bunu onaylıyor. Gereğinin yerine getirilmesi içinde, Makine İkmal ve Satın Alma Dairesi’ne gönderiyor. Makine İkmal ve Satın Alma Daire Başkanlığı’ da gereğinin yapılması için, bu kararları bana gönderimişti

            BEN, bir dizi araştırma sürecini başlattım. Bu Enerji varlıklarımızın bulunduğu yerler; çoğunluğu Karadeniz Bölgesinde. Bölge Müdürleri ile irtibat kurduğumda bu Enerji Üretim Ünitelerinin, bir sorunlarının olmadığı, Ankara’dan bunların sökülüp, satılması yönünde bilgiler aldım. Neticede 65 sayfalık bir rapor hazırladım. Genel Müdürlük Makamında kim onay verdiyse; hepsiyle ayrı ayrı görüşmelerim olmuştur.

SONUÇTA, 357 ADET Dizel Jeneratörün, tamir ve bakımlarını yapıp, hazır olarak, başta Doğu Anadolu’da yerleşim yerlerinde kullanabileceğimizi söyledim. Zira oralara çok kar yağdığından,6 ay ulaşılamayan yerler olduğuna vurgu yaptım.

SONUÇTA, böylesi bir kararın Türkiye’nin çıkarları açısından uyuşmadığı, buna imza koyanlar hakkında takibata geçilmesi vurgusu ile dosyayı, araştırmalarımla birlikte, TEK Genel Müdürlüğüne iade edilmesi talebi ile Makine İkmal ve Satın Alma Dairesi Başkanlığı’na geri verdim

 Bana bir ceza vermediler ama bu işi başkalarına havale ettiler. Onlarda Babalar gibi sattılar

BURADA söz konusu olan, sadece alet ve Makineler değil, bina ve arazilerin de talan edildiğini gözlemliyoruz.

Bizler her şeyi dejenere etmekte, asıl amacından saptırmada da, çok maharetliyiz

  ŞİMDİ, Almanya’dan bir örnekle, orada Enerji Şirketlerinin, yada Enerji sektörünün , tıkır tıkır, nasıl işlediği, konusuna giriyorum

            6)Ben 1987’de,henüz Afşin -Elbistan Termik Santrali’nde çalışırken, hem Almanya’yı görüp, tanımak, hem de Almanya’da Enerji Üretim sektörünün, nasıl işlediğini, incelemek istiyordum. Afşin Şantiyeden ayrılmadan önce; oradaki Alman Firmalarının Temsilcilerini de bu seyahat konusunda bilgilendirmiştim

Firmalardan, birkaçını ziyaret etme fırsatım da oldu. Bana üst düzey ağırlama Programı uyguladılar. Bir firma başka bir firma ile irtibatımı sağladı. Ama hepsine gitme fırsatım olmadı Türkiye’de olsa; o denli büyük olmasa da; normal bir şirketin, sekreterini bile aşıp, kimseyle görüşemezsin. İşte Almanya ile aramızdaki fark burada.

Onlar konusunda uzman kişilere, böylesine değer verdikleri için, teknoloji de de öndeler, insanları da, refah ve mutlu yaşıyorlar.

ŞİMDİ,STEAG, firmasına yaptığım ziyaret ile Enerji, konusunda, günümüz Türkiye’sine de örnek olacak, çok önemli bir konuya giriyorum. Aslında bu gibi konuları, daha önceleri de yazdım ama HERKES, sorunları saymak ve sorunları sıralamakla meşgul! Zor zamanlarda, Akıl ve Bilimin Öncülüğü, esas alınmalı. Türkiye içinde emsal teşkil edecek, çok önemli bir konuya giriyorum. STEAG Firmasının Merkezi, ESSEN’de. Beni şirketin üst temsilcilerinden biri, beni şirketin arabası ile bir saat uzaklıktaki, FÖRDE, Termik Santrali’ne götürdü. Orada aynı adda bir de kasaba var. Termik Santralın yıllık bakımı yapılıyordu. Bu yüzden de, enerji üretilmiyordu. Türkiye’de o kadar büyük güçte Termik Santral yok

TERMİK Santralin, yıllık bakımını yapan firmalar da, konularında uzmanlaşmış, özel firmalar

Örneğin Kazan Firması gelmiş, kazanın bakımını yapıyor. Burada kazan denen şey, örneğin Afşin Elbistan Termik Santralindeki, yanma odası.40MX40 M. Taban alanı ve 110 Metre yüksekliğinde yanma odasıdır. Duvarlarında, su boruları, odanın için de de, ateş ve dumanla irtibat halinde, borular var. Su, boruların içinde, buhar haline dönüşüyor ve buharın gücü ile de, Türbin dönüyor. Türbinle irtibatlı olan jeneratör de, bu gücü, elektrik enerjisine çeviriyor ÖZETLE, her firma kendi alanındaki bakım işini, en iyi bir şekilde yaptığından;

Termik Santral, sorunsuz bir şekilde yeni bakım zamanı gelinceye kadar, tık demeden, çalışıyor.1 Yıl ,365 gün. Bunu saate çevirdiğimiz zaman; 365gunx24 Saat/gün=8760 saat tir  Yıllık bakım süresi,1,5 aydır. Yani 45 gün. Bunu da saate çevirirsek;45x24=1080 saat.8760-1080=6500 saat. Yani ay olarak; 10,5 ay eder.

BUNA GÖRE, Almanya’da bir Termik Santral, yıllık bakımı yapıldıktan sonra,10,5 ay tık demeden çalışır. Eğer bu süre içerisinde, Termik Santral; herhangi bir nedenle devre dışı kalacak olursa! Kusurlu görülen ,bakım şirketleri, tazminat ödüyor

Beklenmedik bir zaman da elektrik kesintisinden, zarar gören, kurum yada kişi, kasap falan da;

Elektrik şirketinden, tazminat talebinde bulunuyor.

 ALMANYA’da, Meslek içi, sürekli eğitim veren, birde KAYNAK OKULU var. Ben de Afşin-Elbistan Termik Santrali’nde, böylesi bir okul kurmuştum. Yetişmelerine vesile olduğum kaynakçılar; Dünyanın her tarafında, başta Termik Santrallerde ve daha başka yerlerde, rahatça iş bulabilen, sertifikalı kaynakçılardır.

Benim Yüksek Lisans Tezim: 4340 Çeliğinin, kaynak edilebilirliğinin üzerinedir. Kaynak ve Kaynak Metalurjisi konusunda, yeni yöntemleri de içeren; araştırmacılar için de, çok önemli bir kaynak niteliğindedir.

            7)Yukarı da bahsettiğim Almanya ziyaretimde, dev enerji Firmalarının bana gösterdikleri yakın ilgiyi, hayatım boyunca hiç unutamam. Bu yakın ilginin, Afşin şantiyesinde ki, Temsilcilerinden aktarılan, övgü dolu olumlu bilgilere dayandığı anlaşılıyor.

Yukarıda adını da söylediğim STEAG FİRMASI, beni, FÖRDE Santrali’nin, dayalı döşeli, banyosu bile halı ile kaplı, süit dairede ağırladı. Bilim Adamları ve önemli kişilerin adlarının yazılı olduğu, anı defterinde, benimde adım var. Böylesi yakın ve içten bir ilgi; benim açımdan; Tarihe düşen, bir not niteliğindedir.

Almanya’daki 2.ziyartimi VKW Kazan firmasına yapmıştım. B u firmada Düsseldorf’taydı. Onlarda beni lüks bir otelde ağırladılar. Başka firmalardan da davet geldi ama benim başka Programlarım da olduğu için, başka firma davetlerine katılamadım

BİR FIRMA, başka bir firma ile benim ziyaretimi organize ederken; benimle ilgılenecek, yöneticinin de bana adını veriyordu. Böylesi planlı ve düzenli bir iş yapan yeri, Türkiye’de hiç görmedim

BANA böylesine içten gösterilen, samimi ilgiyi hiç unutamam!...

BU SEBEKTEN, olmalı ki! Bizler, Türk Milleti olarak, içimizdeki Yetenekli ve Konusunda Uzman kişilere gereken ilgiyi göstermediğimiz, onların bilgi ve tecrübelerinden de yararlanmadığımız için; bu gün, Halkımızın büyük bir kısmı, yokluk ve yoksulluk çekerken; Türkiye Siyaseten de, çok zor durumda

4-TÜRKİYE’NİN ENERJİ SORUNU İLE YAĞMUR TUTMA PROJELERİ VE BİR TELEVİZYON PROGRAMI ÖNERİSİ

https://ahmetyalvac1946.blogspot.com/2021/11/turkiyenin-enerji-sorunu-ile-yagmur.html           

1)Bu Makaleyi, herkes bir okusun. Özellikle de iktidara yürüyen CHP’nin Genel Başkanı

Özgür ÖZEL, mutlaka okusun. Burada önce, benim buluşum olan Yağmur Tutma Projelerinden bahisle, bazı noktalara, tekrar vurgu yapmak istiyorum. Ben kimseden, Mühendislik hesaplarını bilmesini, beklemiyorum. Öncelikle bu Projenin mantığını anlamak gerekiyor. Mühendislik hesapları, uygulama aşamasında gerekli. Bu da Mühendislerin işidir

BU MAKALEDE, Enerji Sorunları ile de ilgili olarak; geçmişten, günümüzde yaşadığımız sorunlara da ışık tutan, rakamsal çok önemli bilgiler var.

VE BU GİBİ KONULARI; ekranlara taşımamız gerekiyor. Bu konuda, Özgür ÖZEL’in, öncülük etmesi ve bu gibi konulara sahiplenmesi gerekiyor

Dolayısıyla, hayatımızın bir parçası olan, Enerji sorunlarını da, çözmek istiyorum. Bu gibi konularda da, bazı rakamsal bilgiler de   vereceğim

https://ahmetyalvac1946.blogspot.com/2021/11/turkiyenin-enerji-sorunu-ile-yagmur.html

Yukarıda ki internet adresine tıklarsanız; Makale ekrana gelir.

            2)Benim buluşum olan Yağmur Tutma Projeleri; sadece Türkiye açısından değil!;

 iklimlerin, Türkiye’de ve bütün dünyada değiştiği, sel felaketlerinin ve devamında can ve mal kayıplarının yaşandığı, kuraklığın ve su sorununun da, söz konusu olduğu bir zamanda, Bütün dünya için, yeni bir umuttur asalında

            3)TRKİYE açısından, burada ilaveten bir şeyler söylemek gerekirse; günümüzde, bir kuru ekmeğe bile muhtaç hale getirilen, çok sayıda insanın bulunduğu bir zamanda;

Türkiye’yi Ekonomik iflastan kurtaracak; geçim derdini, işsizlik sorununu da, halledecek; çok önemli bir projedir, aslında; benim bu buluşum!

Ama Bizler, Türk Milleti olarak; kaç 100 yıl öncesinden, her şeyi Batı’dan bekleme alışkanlığından olmalı ki! Zihinler pas tutmuş. Bu pası söküp atmak ta, öyle kolay olmuyor işte. Günümüzdeki Siyasetçiler ve Milletvekilleri de, ki sağ-sol ayrımı yapmadan söylüyorum; Yetenekli insanlarımıza sahiplenmedikleri, kendi içimizden çıkan mucitlerimize, destek vermedikleri, sadece sorunları saymak ve sıralamakla meşgul olduklarından;

Zaman değişse bile! Gerçekler, kolay kolay değişmiyor. Sonuçta, Türk Milleti olarak, silkinmemiz, kendimize gelmemiz gerekiyor.                                                                           

DEVAM EDİYORUM VE BAŞLIYORUZ

 4)6 Aşamadan oluşan Yağmur Tutma Projelerinin ilk aşaması; binaların çatılarına düşen yağmur sularını, dikey borulardan cadde ve sokaklara bırakmak yerine; bunu, bir depoda topluyoruz. Arıtmadan geçirip, çamaşır ve bulaşık makinelerinde, banyo ve tuvaletlerde kullanıyoruz

Yağmur suyu saf olduğundan; çamaşır ve bulaşık makinelerin de deterjan sarfiyatı azalıyor. Her iki makine yıkamayı daha kısa zamanda yapacağından; elektrik faturaları daha az geliyor. Vatandaşlarımız, bedavaya yakın su kullanacaklarından; su faturaları da daha düşük geliyor.

            BURADA anlattığım konunun önemini, bir örnekle ortaya koymak istiyorum. Bizim oturduğumuz bina, 8 katlı. Çatı alanı da 26M X 26M=676M2.Ankara’ya en çok yağış;23 Nisan 2024’te düşmüş,34 Kg/M2.Buna göre 23 Nisan 2024’te bizim binanın çatısı düşen   yağmur:

676 M2X34Kg/M2=22984 Kg=23 Ton alınabilir.

NETİCEDE, 23 TON yağmur suyunu; cadde ve sokaklara bırakmak yerine; arıtmadan geçirip, çamaşır ve bulaşık makinelerinde, banyo ve tuvaletlerde kullanıyoruz. Böylece, cebimize de para girmiş gibi oluyor. Bunun da sebebini, yukarı da söyledim

            5)ŞİMDİ, sellerin nasıl oluştuğuna geliyorum. Meyilli bir sokak, yada bir caddeyi düşünün. Orada, çok sayıda ev, yada iş yeri vardır.

Bizim binada, hesapla bulduğum; 23 Ton gibi, büyük miktardaki yağmur sularının;10’larca, bina yada iş yerlerinin her birinin, çatılarından; cadde ve sokaklara bırakıldığını, bir düşünürseniz!;

Yukarı dan aşağıya doğu, birbirlerine eklenen yağmur suları nedeniyle;

Cadde ve sokakların orta ve bitiş noktalarına doğru gelindiğinde, buraları ve buralardaki ev ve iş yerlerini; sel basar

SELİN OLUŞMA MANTIĞI, budur

            6)Altı Aşamadan oluşan Yağmur Tutma Projelerinin, ilk aşamasını, bizim binadan bir örnekle anlattım. Hayata geçirdiğimizde, herkes için, iyi bir örnek olacak. Şimdi, Yağmur Tutma Projelerinin, 2.Aşamasına geliyoruz

ŞİMDİ KEKLİK PINARI-Dikmen-Öveçler ve neticede Çetin Emeç Bulvarı’na kadar olan bölgedeki evlere; bizim binadakine benzeyen Yağmur Tutma Sistemini;

BENİM başında bulunduğum, tam teşekküllü bir ekiple, 2,5-3 ay içinde, kurabileceğimizi düşünüyorum

ANKARA’da OTURANLAR, bilir. Keklik Pınarı semti, daha yüksek. Ama Keklik Pınarından; Dikmen ve devamında, Öveçler’den; Çetin Emeç Bulvarı’na doğru gidilirse; kot farkı azalır ve ÇETİN EMEÇ BULVARI’nı (0) kotu olarak, kabul ediyoruz.

            7)BİZLER, bu bölgedeki evlere Yağmur Tutma Projelerini kurarken; Ankara Büyükşehir Belediye’nin ekipleri, yada ihale ettikleri bir müteahhit ekibi de;

İsimlerini sıraladığım bu bölgede ki, sokaklara; sağlı sollu; yağmur toplama kanalları inşa edecek. Kanalların derin olmasına gerek yok

ANKARA Büyükşehir Belediyesi, bir Yönetmelik çıkaracak; Yağmur Tutma Projelerini, kendi binalarında yaptırsın, ya da yaptırmasın!; binaların çatılarına düşen yağmur sularını, dikey borulardan;

cadde ve sokaklara boşaltması, yasaklanacak.

YANİ dikey borular;

Yağmur Toplama kanallarına vidalanacak. Bazı insanlar evlerine bu sistemi hemen kurdurmasalar bile sonradan da kurdurabilirler. Gecikmeden kurdurmaları, kendi menfaatlerinedir

SOKAKLARDAN GELEN, Yağmur Toplama kanalları; Caddedeki Yağmur Toplama kanallarına bağlanacak.

NETİCEDE, caddelerdeki Yağmur Toplama Kanalları da birbirlerine irtibatlandırılacak Ve sonunda, Çetin Emeç Bulvarında, yeteri büyüklükte inşa edilen bir yeraltı deposuna boşaltılacak. DEVAM EDİYORUM

            8)NETİCEDE, Ankara’daki bu ilk Bölge uygulaması, başka bölgeler içinde tekrarlanacak

,Örneğin, Keçiören-Etlik-Aşağı Eğlence semtleri için; (0) sıfır kodu olarak, Ankara Dış kapı Semti alınır. Elmadağ ve daha başka Bölgeler içinde tekrarlanır.1-2-3-4-5… gibi. Devamında Ankara içindeki bütün bölgeler de birbirleriyle irtibatlandırılır. Aynı uygulama, Ankara’nın diğer ilçelerinde de yapılması gerekir.

Gerektiğinde ilçeler birbirlerine bağlandıkları gibi, Ankara ile de irtibatlandırılabilir

SAONUÇTA, bütün iller, Yağmur Türkiye Yağmur Toplama Kanalları, ya da su hattı ile birbirine bağlanır

Nihayetinde bütün Türkiye, Yağmur-Hattı, yada başka bir deyişle Su Hattı ile birbirine bağlanır. ihtiyaca göre Türkiye Su hattı ile; ,ihtiyaç olan yerlere, yağmur suyu; yada, göl ve nehirlerden, su pompalayacağız

KURUMAYA doğru giden Burdur-Eğridir-Meke gibi gölleri de yağmur suları ve normal su ile dolduracağımızdan; iklimlerde normalleşmeye başlar.

            9) Yerle Gök arasında bir madde alış verişi vardır. Yağmur bulutları; göllerle denizlerin buharlaşması sonucu oluşur. Eğer göller kurumaya doğru giderde, kuraklık başlar. Tamamen kurursa kuraklık ve su sorunu kaçınılmaz olur.

ATMOSFER tabakasının yüksekliği, 11000 Metre, yada 11 Kilometredir. Rüzgar, kar, yağmur, şimşek gibi atmosfer olayları; bu 11 Kilometre içinde olur. Dolayısıyla uçaklar, bu 11 Kilometrenin üstünde giderken; alt tarafa doğru baktığınızda, bulutların üstünde gittiğinizi görürsünüz zaten. Bu yükseklikte rüzgâr, fırtına, şimşek gibi atmosfer olayları olmaz .Ve uçaklar da, bu yükseklikte güvenli bir şekilde yollarına devam ederler

            BiENİM öncülüğümdeki bir ekiple, isimlerini saydığım bu bölgede

Bölge Projesi Yapabilmek için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur YAVAŞ ile görüşebilmem lazım. AMA konudan bahisle, özel Kalemine faks da çektim, görüşme talebinde bulundum ama maalesef görüşemedim.

ASIL YANLIŞ OLAN DA, budur. Ben Mansur YAVAŞ’tan BİR Makam, bir iş talebinde mi bulunuyordum ki?. Ben, konusunda uzman bir Makine Yüksek Mühendisi ve Alkaska’dan, Vietnam’a kadar 5 Kıtada okuru olan bir Yazar sıfatıyla;

 Türkiye ve diğer Ülkeler açısından da çok önemli olan; benim bu buluşumla, Türkiye’nin kalkınmasına, bir katkıda bulunmak istiyordum. Bizler, her şeyi Batı’dan bekleme alışkanlığından, bir türlü kurtulamadığımızdan; zihinlerdeki pası, söküp atmak, öyle kolay olmuyor işte!

Ankara’da cadde ve sokakların projeleri ASKİ’de. Mansur YAVAŞ; görüşmek için, beni davet etseydi; ASKİ Genel Müdürü ve Ankara Belediye Başkan Yardımcılarının da katıldığı bir toplantı da, Proje ile ilgili olarak, bilgi verirdim; bana yöneltilecek soruları da cevaplamak isterdim. Ama görüşemedim işte..

            10)YANİ, Sağ Sol ayrımı yapmadan söylüyorum; Bizlerin Kültür yapımızdan olsa gerek!; Devletin önemli kademelerinde ki Yardımcıların, yada Belediye Başkan Yardımcılarının;                 Tepede Bulunan Kişiden, bir emir yada talimat almadan;

Kimsenin, kendiliğinden bir şey yapmadığını, yada yapamadıklarını görüyoruz Bu nedenle Tepedeki Kişi, tek başına hangi sorunu ve nasıl çözecek ki?

DİYELİM Kİ, Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur YAVAŞ; ASKİ Genel Müdürüne deseydi ki; Yağmur Toplama Kanallarının yapımı için, Ahmet YALVAÇ, ile birlikte çalışacaksınız. Bu konuda faks çektim. ASKİ Genel Müdür Yardımcıları ile de görüştüm. Şu işi yap diyen, yok

Ankara’da ki, cadde ve sokakların Projeleri, ASKİ’de. Bu nedenle, ASKİ’’nin elemanları ile birlikte çalışmamız gerekiyordu.

11)BİZLER, Türk Milleti olarak, Balık Hafızalı bir Toplum olduğumuz için, yetenekli insanlarımıza sahiplenmiyoruz. Onların kıymetini bilmiyoruz. Onların bilgi ve tecrübelerini, gelecek kuşaklara aktarmak için, Milletvekili olarak ta, Meclis’e sokma gereğini duymuyoruz. Birinin yaptığını, diğer biri, iktidara geldiğinde bozuyor. Ve her şeyi, kendi kafasına göre, yeniden, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Böylesi yaz boz tahtası gibi yapılan işler; aslında geçmişte yapılan güzel işleri, yok ederek; geçmişe ihanet ediyoruz

Örneğin, Almanya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerde, eski tarihi mekanlara, kimse dokunmuyor. Eski ve yeni ilaveler, yeni kentler; yan yana duruyor

            CHP Lideri Özgür ÖZEL’in başarılı olmasını; Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu değerlerine, ATATÜRK ilke ve İnkilâplarına  gönülden bağlı, duyarlı bir vatandaş, konusunda Uzman Bir Yüksek Mühendis, bir Yazar sıfatıyla;

Türkiye’nin her açıdan çok zorda bulunduğu, BAŞTA Ekonomik sorunlar olmak üzere; yaşanan bütün sorunların, geri de kalmasını çok isterim

AMA sorunları saymakla, sorunları sıralamakla bir iktidar değişikliği ile CHP, iktidara da gelebilir. Ama devasa sorunların altından, nasıl kalkılacak?

12)ZOR ZAMANLARDA, Akıl ve Bilimin öncülüğünde, Yetenekli ve Sorun çözme özelliği de olan,

Kendi insanımızdan yararlanmak, en kestirme yoldur

 NETİCEDE, her şey, gelip, insan faktörüne, bilgi ve tecrübeye ve ilave yeteneklere de dayanıyor. Şimdi bu bağlamda, örneklerle, konuyu biraz daha açmak istiyorum

13)Ben Sanat Okulu mezunu değilim ama, çok güzel torna ve freze kullanırım. Yükte hafif, pahada ağır alet ve makine yapma konusunda da, çok maharetliyimdir Ben şantiyede hep iş tulumu ile dolaşırdım.

Beni herkes, çalışkanlığım ve sorun çözmedeki maharetimle tanırdı. Konuyu bir yerlere bağlayacağım da, onun için anlatıyorum bunları, sizlere

BU NOKTADA, şu hususa vurgu yapmak istiyorum. Bu gibi konularda  ilgili bir bölümde çalışmadan, bir saha çalışması olmadan; sadece, bazı kitaplardan, bir şeyler okuyarak, yüzeysel bilgilerle; hiçbir sorun çözülemez

Günümüzde AKP ve Sayın ERDOĞAN yönetiminde ve BOP kapsamında; Türkiye’nin Ekonomik açıdan da iflasın eşiğine geldiği bir zamanda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine gönülden bağlı, Mustafa Kemal ATATÜRK çizgisinde birisiyim. Alaska’dan Vietnam’a kadar, 5 Kıtada okunan, Sosyal, Siyasal, Kültür, Sanat, Tarih ve Teknik konularda yazan, çok yönlü bir Yazarım

BUNUN İÇİN, DİYRUM Kİ zor zamanlarda, Akıl ve Bilimin öncülüğünde, yetenekli insanlardan ve yeni buluşlardan yararlanmak, en kestirme, en garantili bir yoldur

            14)Bu gibi bilgiler, AKP ve Sayın ERDOĞAN’a ve Cumhur İTTİFAKI Partilerine gerekli değil! Halkımız için, bir umut haline gelen CHP ve Özgür Özel için gereklidir.

Bunlar Tarihe düşen bir nottur Batı tarzı bir Ülkede olsa beni bir Kahraman ilan ederler ve Devletin üst Makamlarına taşırlardı. İşte Türkiye, kendi kahramanlarına sahip çıkmadığı için, günümüzde, ekonomi de çöktü. Bu gün Türkiye gırtlağına kadar borca batmış. Bunun için yetenekli ve düzgün insanları; Milletvekili yazıp;

BU GİBİLERİN,bilgi ve becerilerinden yararlanmamız gerekiyor. Sadece ben değil, günümüzde çalışkanlığı ve becerisi ile herkesin yakından tanıdığı, birkaç isim söyleyebilirim.

            Bundan önceki Mimar Mühendisleri Oda Başkanı Canan Karakuş CANDAN, Hacer FOGGO, çok çalışkan ve yardım seven birisi. Suzan ŞAHİN CHP, Hatay eski Milletvekili. Kemal KILIÇDAROĞLU; çalışkan ve düzgün bir kişi olduğunu bildiği halde; Suzan ŞAHİN’i, niyeyeniden Milletvekili yazmadığını soran gazeteciye şu cevabı veriyor.

Yakın bir zamanda, Anayasa değişikliği gibi konuları ima ederek; bir Milletvekilinin oyunun bile çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Yani anlaşılan şu ki; düzgün ve yetenekli ve de vatansever olmak bile; bazen siyasi gerekçelerle, sakıncalı görülebiliyor

            14))Mustafa Kemal ATATÜRK, dağdaki eğitimsiz ama zeki bir çobanı bile; bakışlarından, ya da bir iki cümlesinden anlayabiliyordu. Neticede, Mustafa Kemal ATATÜRK, yetenekli insanları anlama, tespit etme konusunda da maharetli olduğundan; gerektiğinde rahmetli Ordinaryüs Prof. Dr. Sadi IRMAK gibi yetenekli gençleri, yüksek eğitim için, Avrupa’ya gönderiyor.  NETİCEDE, Köy Enstitüleri, Sümerbank fabrikaları, Şeker Fabrikaları, Hıfzı Sıhha gibi kuruluşların yerinde bu gün, yeller esiyor

SONUÇTA, günümüz insanına ve siyasetçilerine de örnek olması açısından, şu hususa özellikle vurgu yapmak isterim:                                                                                                                  

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, bir şekilde yetişmesine vesile olduğu, yada görev verdiği kişiler; doğuştan da yetenekli oldukları için;                                                                                            

İşlerini, yukarıya sormadan en iyi bir şekilde yaptıklarından; Sistem, tıkır tıkır yürüyordu.      

BU NEDENLE SÖZÜM; herkese ve her kesimedir. Parti Yönetiminde ve Devlet Yönetiminde her konuda, Tepedekine danışan Yönetici Takımı ile, hiçbir sorun çözülmez ve çözülemez de! Bu nedenle CHP Genel Başkanı Özgür ÖZEL’e de önerim budur

            15)Ben, Kemal KILIÇDAROĞLU’nun, beni  tanıdığını, benim Makalelerimi okuduğunu düşünüyorum. Bu nedenle

Suzan ŞAHİN gibi ve bizim gibileri; her söylenene evet demeyeceğimizi bildikleri için; Milletvekili Adayı yazmıyorlar. Bilgili, tecrübeli ve düzgün, tuttuğunu koparan, birde benim gibi Plan ve Projeleri de o olan, yetenekli insanlar;

Milletvekili Adayı yazılıp, Meclis’e girmeleri sağlanmıyorsa! Devasa sorunlar, nasıl çözülecek?

            5-MUHTEMEL BİR ERKEN SEÇİM ÖNCESİNDE,HALKIMIZ AÇISINDAN BİR UMUT OLARAK GÖRÜLEN CHP VE ÖZGÜR ÖZEL’E ÖNERİMDİR;
SORUNLARI SAYMAKLA, SORUNLARI SIRALAMAKLA; SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ.SORUNLARI BÜTÜN HALKIMIZ; ZATEN YAŞAYARAK GÖRÜYOR.
BU NEDENLE ÖNCELİKLE, KONUSUNDA UZMAN VE YETENEKLI INSANLARI; EĞER ÖNEMLİ BİR SAĞLIK SORUNLARI YOKSA!;
YAŞINA BAKMAKSIZIN, MİLLETVEKİLİ OLARAK, TBMM’YE GİRMESİNİ SAĞLAMALIDIR GÜNÜMÜZDEKİ DEVASA SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ; BAŞKA TÜRLÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
VE BU GİBİ KONULARDA,BAZI NOKTALARA VURGU YAPMAK

            1)Ben, Kahraman Maraşlıyım. Hem anne, hem baba tarafından, köklü bir aileden geliyorum. Bazı konular ve başarılar; soya çekimle de ilgilidir. Ben Türkiye’de soyadı Yalvaç, yada Yalavaç olanların içinde; ki Profesör ve armatör, yani gemileri olan da var ama; ben, en çok tanınanıyım

Ben Henüz 4-5 yaşındayken, annem beni sırtında Mahalle Hocasına götürmüştü. Neticede, Kuran ve diğer kitapları, okuduktan sonra, ilkokula başladım. Bir şeyler yapmak, bir şeyler üretmek; benim için vazgeçilmez şeylerdi. Ben hayvanları da çok severim. Kedi, Köpek, koyun, keçi, Tavuk, Gaz. Hayvanlarla da ilgili, çok önemli gözlemlerim vardır Bu gibi konularda da bir kitap yazabilirim. Şimdi bu gibi konuları geçiyorum

NETİCE DE ben, Dini eğitimde aldım ama; ben, kendime Akıl ve Bilimi seçtim

Neticede günümüz insanı ve yöneticiler açısından da, bir şeyler söylemek istiyorum. Hayvanları sevmeyen; insanları da sevmez. Günümüzdeki kedi, köpek gibi hayvan katliamlarını görüyoruz. Bu bir gaddarlıktır.

            2) Ben, ilkokul, lise ve devamında da, başarılıydım. Hocalarım ve arkadaşlarım, herkes bana hayrandı. Benim Lise yıllarımdan başlayarak, Tıp dahil, kaç buluşum vardır. Bazıları, bir lise öğrencisinin Tıp konusunda, nasıl bir buluşu olabilir diye şaşırabilir. Söyledim ya! Bazı konular soya çekim ve yetenek ile de ilgilidir.

6- CHP’Lİ BELEDİYELERE KAYYUM ATAMA GİRİŞİMLERİNİ DE; BOP VE BOP EŞ BAŞKANLIĞI KAPSAMINDA ELE ALMAMIZ GEREKİYOR.

Gazete Manşetleri:

 10/6) 8 Eylül 2025 Pazartesi SÖZCÜ



 İstanbul’a kayyum atanan Gürsel Tekin’den önce polisi harekete geçirdiler

CHP İSTANBUL  İL BİNASINA KAYYUM ATAMASI

Gürsel Tekin bu gün için İl binasına gideceğini söyleyince, CHP’liler İstanbul İl Başkanlığı önünde toplanmak istedi. Bunun üzerine Valilik gösteri yasağı getirdi. Polis binaya giriş-çıkışlara engel oldu.

CHP İl Örgütü’ne, mahkeme kararıyla kayyum ataması ile Gürsel Tekin’in de İl binasına gideceğini açıklaması, dün tartışmalara yol açtı. CHP Gençlik Kolları dün, partilileri il binasına çağırdı. Bunun üzerine İstanbul Valiliği önce Beşiktaş, Beyoğlu, Eyüp, Kağıthane, Sarıyer, Şişli İlçeleri olmak üzere, 6 ilçede gösteri yasağı koydu.

ARBEDE YAŞANDI: Bu arada çok sayıda çevik kuvvet polisi, il binasını ablukaya aldı. CHP’liler bütün üyeleri binaya davet etmek istedi. Binayı ablukaya alan polis, içeridekilerin dışarıya, dışarıdakilerin içeriye girmesine müsaade etmeyince, arbede yaşandı.

CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ve bazı milletvekilleri, kendilerine engel olan polislere, tepki gösterdi.

11/6)9 Eylül 2025 Salı SÖZCÜ



 CHYP’ye polis ablukası, demokrasi tarihimize utanç günü olarak geçti.

KAYYUMU, GAZLA COPLA GETİRDİLER

Devletin polisi 48 saat nöbet tuttu. İstanbul İl Başkanlığı’nı zorla boşalttı. Gürsel Tekin polis eşliğinde içeri girdi. Türkiye demokrasi liginde, bir adım daha geri gitti.

CHP’den coplu demokrasiye hamle geldi. İstanbul İl Başkanlığı’nı kapatıp, Özgür Özel’in çalışma ofisi yaptı.

            MAHKEMENİN, kayyum atadığı Gürsel Tekin, dün İstanbul İl Binası’a minibüsle geldi .Yanında kayyum heyetinden, iki kişi vardı. Polis, kalkanlarla minibüsü korumaya aldı. Tekin, kısa bir açıklama yapıp, aracına döndü. Bir süre bekledi. O sırada polis, içerideki vekilleri ve partilileri copla, gazla tahliye etti.

TEKİN, polis kordonunda içeri girdi. Basın odasında görüştüğü Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin; 5 bin polisle gelinir mi diye tepki gösterdi. CHP’liler, bina önünde oturma eylemi başlattı. İl Başkanlığı Binası ise, kapatıldı. Bahçelievler İlçe Başkanlığı Binası’nın; CHP İl Başkanlığı Banası olarak kullanılacağı açıklandı.

TÜRKİYE’NİN İTİBARI DA BORSA DA DİBE VURDU

CHP’ye abluka, dünyanın gündeminde idi. Bloomberg; Muhalefete kuşatma ,REUTERS; CHP, barikat altında dedi

KUŞATMAYA, piyasalarda sert tepki gösaterdi. Borsa İstanbul, yüzde 3 düştü. Günü yüzde2,61 ile kapattı

16 YAŞINDAKİ IŞİDLİ TERÖRİST,2 POLİSİMİZİ ŞEHİT ETTİ.

Korkunç saldırı, İzmir’de yaşandı.Balçova İzmir Polis Merkezi’ne pompalı tüfekle giden EB isimli saldırgan, Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir ile polis Hasan Akın’ı şehit etti.Kar maskeli saldırganın, sosyal medya da IŞİD liderinin sözlerini paylaştığı ortaya çıktı. Vali lise öğrenci ve sabıkasının olmadığını açıkladı.Soruşturmayla ilgili 8 savcı görevlendirildi.

12/6)12 Eylül 2025 Cuma SÖZCÜ



 Butlan kararı çıkarsa, bir hafta sonra genel merkeze karargâh kuracak

BEN KEMAL.YATAĞI ALIP GELİYORUM

Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini paylaştığı, dar kadrosundaki isim; butlan stratejisini, SÖZCÜ ile paylaştı: Bir hafta tepkilerin yatışmasını bekleyecek. Sonra sessizce genel merkeze  gidip, uzun süre ayrılmayacak.

KILIÇDAROĞLU, mahkeme kararıyla göreve dönerse; hem tepkilerin yatışması, hem de 21 Eylül’de toplanması ön görülen, olağan üstü kurultayla ilgili; nasıl bir gelişme olacağını görmek için, bir hafta bekleyecek. Kurultay toplanmazsa; MYK’nın yapısını değiştirip, üye sayısını,5-6 ile sınırlayacak,

ARDINDAN, Bazı Grup Başkan Vekilleri ve Milletvekilleri ile; Yolsuzlukla suçlanan Belediye Başkanları hakkında;

Tasfiye sürecini başlatacak. Sonra da Kurultayı toplayacak. Dar çevrede planlanan  stratejiyi SÖZCÜ’ye anlatan isme göre; bu süreçte Partiden kopmalar olacak ama; ana gövde, CHP’de kalacak

KISSADAN HİSSE İLE YORUMLARA, kaldığımız yerden devam ediyorum

6)Şimdinin Cumhurbaşkanı ve AKP’nin de Genel Başkanı Sayın ERDOĞAN’ın, ATATÜRK ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine karşı olduğunu, bu defasında da gördük. Ve buna şaşırmıyoruz ama;

Gürsel TEKİN’in Kemal KILIÇDAROĞLU ile birlikte çalıştıklarını, sonuçta AKP ve Sayın ERDOĞAN’ın ekmeğine yağ sürmelerini, kabul edemeyiz. Doğru da bulmuyorum.

BU ÖRNEKLE, Gürsel Tekin ve Kemal KILIÇDAROĞLU’nun; Halkımız nezdinde, kendilerini sıfırladıklarını söyleyebiliriz

7)Cumhuriyet Halk Partisi CHP’nin, Kemal KILIÇDAROĞLU’ndan sonraki Genel Başkanı  Özgür ÖZEL’ın doğru zamanda, doğru hamleler yaparak, genç yaşına rağmen;

Çalışkanlığı ve bitmeyen enerjiSİ ile bu kadar kısa zamanda; Türkiye’nin her tarafında, 50’nin üzerinde yaptığı Mitingler ve Halkımızın gerçek sorunlarına değinmesi nedeniyle;

Örneğin YOZGAT gibi AKP’nin kalesi olan yerlerde bile, her görüşten; sayıları 1000’ler, hatta 100 000’lerle ifade edilebilen sayılar da, vatandaşlarımızın, Miting alanlarını doldurmasının;

AKP ve Cumhur İttifakı’nın Bileşeni Partilerde;

İKTİDARI ,kaybetme endişesi yarattı.

8)Mevcut durum böyle olunca; Kemal KILIÇDAROĞLU’nun;

Özgür ÖZEL’in yanın da olması, ona destek vermesi gerekirken;

Sayın ERDOĞAN’ın yanında yer aldı. Bu doğru bir davranış değil. Gürsel TEKİN’in; CHP- İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanmasının; Kemal KILIÇDAROĞLU’nun bilgisi ve onayı dışında olduğunu da kimse düşünmesin!..

Bu gibi anlamsız ve  zamansız çıkışlar; ancak BOP ve BOP Eş Başkanlığı’nın amaçlarına hizmet eder

BU GİBİ KONULARA,DEM Parti, HDP ve benzeri Partilerin, Açılım-Saçılım çalışmalarını da ilave etmek gerekiyor. Elbette burada bu gibi konularda da, bir şeyler söyleyeceğiz

DEVAM EDİYORUZ

            9)Bu nedenle, AKP’nin Genel Başkanı ve şimdinin aynı zamanda Cumhurbaşkanı da olan sayın ERDOĞAN’ın;

Özgür ÖÇZEL yönetimindeki CHP’nin iktidara gelmesini önlemek amacıyla;

 CHP’li Belediye Başkanlarını ve Yardımcılarını, çeşitli bahanelerle içeri alınmasını;

Çıkar amaçlı bir siyası hamle olarak görmek ve anlamak gerekiyor.

ÇÜNKÜ, içeri alınan CHP’li Belediye Başkanları ve Yardımcıların, Başta İBB Başkanı, Ekrem İMAMOĞLU ile, diğer CHP’li Belediye Başkanları ve Yardımcılarının, daha iddianameleri bile yazılmadan;

Aylarca içeri de tutuluyor olması;

Bizlere bu gibi davaların, siyası olduğunu, gösteriyor

BU NEDENLE, CHP’li, Belediyelerin önemli işler yapması, Halkımıza hizmet etmesi;

AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı da olan, Sayın ERDOĞAN açısından sakıncalı görülüyor

BURADA, bu gibi konuları; yazılı ve görsel basınımıza yansıyan haberlerle açmaya ve yorumlamaya çalışacağız

Silivri’de hapiste ama; görevini kötüye kullanmak, yolsuzluk ve rüşvet almak gibi konularla bir ilişkileri varsa; buna kimsenin itirazı olmaz ama!..

ÖNCE bir içeri almak, sonrasında bir şeyler yazarız mantığı ile;

KONUNUN, siyasi bir amaç doğrultusunda olduğu, CHP’li Belediyelerin, Halkımıza hizmet yoluyla, CHP’yi iktidara taşıyacakları korkusudur. Mesele bu. Gerisi teferruat…

Almalarını; Halkımızın iradesine el koymak, hiçe saymak olarak, kabul etmemiz gerekiyor

 7-SİYASETEN GÖRÜP YAŞADIKLARIMIZDAN HAREKETLE, BAZI NOKTALARA VURGU İLE,BİR ÖZET

1)Bölünmüş-Parçalanmış Orta DOĞU Haritası BOP ve Türkiye’nin Hali…

2)Günümüzde, Dünyanın jandarmalığına soyunan, emperyalist Amerika Birleşik Devletleri ABD; gelişmiş ekonomisi, Akıl ve Bilime verdiği önem nedeniyle,

Geliştirdiği, askeri teknoloji ve uzay sanayisi nedeniyle, bir süper güç olma imkanlarını da kullanarak! yukarı da Bölünmüş, Parçalanmış Ortadoğu Haritası, BOP’tan da görüldüğü ve anlaşılacağı üzere;

 İçinde Türkiye’nin de olduğu Orta Doğu Ülkelerinin rejimlerini, kendi çıkarları doğrultusunda, değiştiriyor. Örneğin İran’da önce Osmanlı’dakine benzer, Babadan Oğula geçen Padişahlık yönetimine benzer, Şah Rıza Pehlevi’yi devirdi. .Yerine Humeyni’yi getirdi. Şimdi de Molla Rejimini yıkmak için, uğraşıyor. Devam ediyorum

            3)Yine BOP Haritasından da görüldüğü üzere, Türkiye’nin doğusundan, İran’dan, Irak’tan, Suriye’den koparılan topraklar üzerinde, Büyük Kürdistan Devleti kuruluyor. Ama bu Devletin; Kürtlerle bir ilişkisi yok. Buna Büyük İsrail Projesi demek daha doğrudur…

YAHUDİ, inancına göre! NİL Nehri’nden, FIRAT Nehri’ne kadar olan bölgenin; Tanrı tarafından kendilerine vaat edildiği, topraklardır.

Yahudilerin Ataları; Tevrat’ı da tahrif ettiklerinden; bizler açısından bir değeri yoktur.

Türkiye’nin Kuzey Doğusundan koparılan Toprakların bir kısmı da Ermenistan’a veriliyor. Sanki babalarının malıymış gibi!...Emperyalist bir Devlet olmak, böyle bir şey işte..! Devam ediyorum.

            4)IRAK, BOP kapsamında, bölünüp, parçalandı. Irak’ın Lideri Saddam Hüseyin, Amerikalılar tarafından yakalanıp, idam edildi. Suriye lideri Beşar ESAD, Suriye’yi terk etti ve Rusya’ya sığınmak zorunda kaldı

Amerika tarafından başına 10 Milyon Dolar ödül konulan, Golani lakaplı Ahmet El Şara; Esad sonrasında Yönetimi ele geçirince; Suriye’nin Cumhurbaşkanı oldu. Amerika, böylesi bir devlet işte. Kendi çıkarları doğrultusunda, bir Teröristi bile kullanır. İşi bitince de, herkesi harcar.

            5)İRAN, kadim bir ülke. Köklü bir Medeniyet. Şu anda Yönetim; Mollaların elinde. İran’ın şu andaki Dini Lideri Ali Hamaney, Azeri kökenli bir Türk. Aslında Iran’ın yarısı, muhtemelen yarısından fazlası Türk kökenlidir.

NETİCEDE, İran’ın çoktan beri Nükleer silah yapımında kullanılan uranyumu zenginleştirmeye çalıştığı, ya da başarmak üzere olduğu da bilindiğinden, Amerika’nın kontrolündeki İsrail tarafından, hedefteydi. Sonunda tamamen yok edilmese de, uranyum zenginleştirme tesisleri, tamamen yok edilemese de, ağır zarar verildiği anlaşılıyor.

İran’dan atılan füzelerin, İsrail’i vurduğu, onlara ağır zararlar verdiği anlaşılıyor. Yerin altında yer alan Nükleer tesisleri; Amerika’dan havalanan  B52 uçaklarının, İRAN’I VURDUKTAN SONRA, 10 saatlik bir uçuştan sonrasında Amerika’ya döndüğünü, haberlerden öğrendik .Yakıt ikmalini, Türk semalarında yaptılar gibi beyanlar olsa bile; kesin bir bilgi yok.

6)Bölgedeki asıl hedefin Türkiye olduğu bilindiğinden;

Çok dikkatli ve uyanık olmamız gerekiyor.

Sayın Erdoğan, MHP Lideri Devlet BAHÇELİ ve Cumhur ittifakının bileşeni diğer Partilerinin Liderlerinin;



BOP Projesi’nin dışında olduklarını söyleyebilir miyiz?..

Çünkü Türkiye, bir Dünya İmparatorluğu olan Osmanlı’nın devamı niteliğinde ve stratejik açıdan da, Dünyanın en kritik yerinde. Asya, Avrupa, Afrika arasında bir köprü durumunda

AYRICA İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile de çok avantajlı. Başta altın olmak üzere, daha birçok maden , özellikle de Uranyumun yerini alacak,  nükleer yakıt ve aynı zamanda, nükleer silah yapımında da kullanılabilecek büyük Toryum yataklarının bulunması; hem bir korku, hem de bir avantaj olarak görülüyor

7)GÜNÜMÜZDE Irak ve Suriye, BOP kapsamında; bölünüp, paralandı BOP’un Ana hedeflerinden biri de IRAN’dı. Sonuçta İRAN’da vuruldu. Şimdi sıra Türkiye’de.Bir iktidar değişikliği ile Eski Parlamenter Sisateme geri dönmemiz gerekiyor.Şimdisen yapılması gerekenleri de söyledim

Mustafa Kemal ATATÜRK gibi Akıl ve Bilimin de öncülüğünde;

BU ZOR GÜNLERİ DE ,geride bırakmamız gerekiyor


Saygılarımla. 30 Kasım 2025 Pazar

                                                            Mak. Yük. Müh. Ahmet YALVAÇ

                                                                      Enerji Uzmanı Yazar


1/1)11Kasım 2025 Salı SÖZCÜ

2/1)19 Kasım 2025 Çarşamba SÖZCÜ

3/1)22 Kasım 2025 Cumartesi CUMHURİYET

4/1) 25 Kasım 2025 Salı SÖZCÜ

5/2)31 Ağustos 2025 Pazar CUMHURİYET

6/2)30 Ağustos 2025 Cumartesi SÖZCÜ

7/2)2 Eylül 2025 Salı NEFES

8/3)27 Eylül 2025 Cumartesi SÖZCÜ

9/3)29 Eylül 2025 Pazartesi CUMHURİYET 

10/6) 8 Eylül 2025 Pazartesi SÖZCÜ

11/6)9 Eylül 2025 Salı SÖZCÜ

12/6)12 Eylül 2025 Cuma SÖZCÜ